"Ne vakit size Fars ve Rum kızları hizmet etti; o vakit belanız, fitneniz içinize girecek, harbiniz dâhili olacak." hadisini izah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Hem, nakl-i sahih-i kati ile ferman etmiş ki: اِذاَ مَشَوُا الْمُطَيْطَاۤءَ وَخَدَمَتْهُمْ بَنَاتُ فاَرِسَ وَالرُّومِ رَدَّ اللّٰهُ بَاْسَهُمْ بَيْنَهُمْ وَسَلَّطَ شِرَارَهُمْ عَلٰى خِياَرِهِمْ - deyip, 'Ne vakit size Fars ve Rum kızları hizmet etti; o vakit belanız, fitneniz içinize girecek, harbiniz dâhilî olacak, şerirleriniz başa geçip hayırlılar ve iyilerinize musallat olacaklar.' haber vermiş. Otuz sene sonra haber verdiği gibi çıkmış." (Mektubat, On Dokuzuncu Mektup, Altıncı Nükteli İşaret.)
Bu hadis-i şerif, ümmetin başına gelecek bir fitne ve tehlikeye işaret etmektedir. Peygamber Efendimiz (asm), Müslüman toplumun dış etkilerle nasıl zayıflayabileceğini, özellikle lüks, rehavet ve ahlaki yozlaşma sonucunda iç karışıklıklara sürüklenebileceğini haber vermektedir.
Fetihler sayesinde İran ve Rum diyarları İslam’ın eline geçip Müslümanlarda da maddi zenginlikler ve refah seviyesi artmıştır. Fars ve Rum kızlarının hizmet etmesi, bu manaya işaret eden bir teşbihtir.
Bu hadis, Müslüman toplumun dış kültürlerin aşırı etkisine kapılarak zayıflayacağına işaret ediyor. Buradaki "Fars ve Rum kızları hizmet ettiğinde" ifadesi, sadece kadın hizmetçileri değil, yabancı kültürlerin ve yaşam tarzlarının İslam toplumunda yaygınlaşmasını temsil eder. Tarihte de gördüğümüz gibi, Müslüman toplumlar refaha ulaştığında lüks, rehavet ve dünya sevgisi artmış, ardından fitne ve iç savaşlar ortaya çıkmıştır.
Bu hadisin manasını Osmanlı Devleti’nin son döneminde de görmek mümkün. Osmanlı’nın Batı hayranlığı artıp, öz değerlerinden uzaklaşması, zamanla iç karışıklıklara ve çöküşe sebep oldu. Bu hadis, tam da bu tür olayları haber vermektedir.
Harplerin hariçten dâhile geçmesi ise, Hz. Ali (r.a) döneminden başlayıp Emevî ve Abbasilerin dönemine kadar devam eden saltanat ve siyaset kavgalarına işaret ediyor.
Hz. Muaviye (ra)’ın aşiretçiliğin de baskısı ile hakiki halife olan Hz. Ali (ra)’a başkaldırması, bu hadiseler zincirinin en mühim bir sebebi olmuştur. Daha sonraki dönemlerde ise Yezid gibi zalim idareciler başa geçerek Hz. Hasan (ra) ve Hz. Hüseyin (ra) gibi salihlere musallat olmuştur.
"Bir topluluk kendi nefislerinde olanı değiştirmedikçe, Allah onların durumunu değiştirmez." (Rad, 13/11)
ayeti de bu hakikati desteklemektedir.
Netice:
Hadis, yabancı kültürlerin aşırı etkisiyle ahlaki ve dini zayıflamanın, iç karışıklıklara ve toplumsal çöküşe yol açacağını bildiriyor. Lüks ve rehavetin artması, Müslümanları cihad ve mücadele ruhundan uzaklaştırarak fitnelere kapı açar. Peygamberimiz (asm), Müslümanları her zaman diri ve şuurlu olmaya davet etmektedir.
Alınması gereken ders: Bugün de eğer İslam'ın ruhuna uygun olmayan dış kültürlerin olumsuz yönlerine sorgusuz sualsiz kapılırsak, aile yapımız bozulur. İç huzursuzluklar başlar ve ümmet zayıflar. Bu yüzden kendi İslami kimliğimizi korumamız gerekir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü