"Bu fâni ömrü baki ömre tebdil eden bir çare var... Allah için işleyiniz... O vakit sizin ömrünüzün dakikaları, seneler hükmüne geçer." Baki ömrün keyfiyeti tam olarak nedir?
Değerli Kardeşimiz;
"İşte o çare budur: Allah için işleyiniz, Allah için görüşünüz, Allah için çalışınız. Lillah, livechillah, lieclillah rızası dairesinde hareket ediniz. O vakit sizin ömrünüzün dakikaları, seneler hükmüne geçer." (Lem'alar, Üçüncü Lem'a)
“Allah için işleyiniz” ifadesi, kişiyi Allah’ın rızasına erdiren her türlü hayırlı işi içine almakla birlikte bu işlerin de en hayırlısı ibadettir.
İnsanlarla Allah için görüşmek, onun razı olduğu işlerde birlikte çalışmak, kalplerini hoşnut edip dualarına mazhar olmak, hastalandıklarında ziyaretlerine gitmek gibi hayırlı işler bu fâni dünya hayatının ebedî meyveleridir.
Allah bakidir, onun saadet menzili olan cennet de bakidir Lillah için, yani Allah için, onun rızası için çalışanlar ömür dakikalarını ebedileştirmiş olurlar.
"O vakit ömür dakikaları, âdeta tohumlar, çekirdekler hükmünde, zahiren fena bulur, çürür; fakat âlem-i bekada saadet çiçekleri açarlar ve sümbüllenirler ve âlem-i berzahta ziyadar, munis birer manzara olurlar." (Sözler, Altıncı Söz)
Bütün dünya insana verilse ebede karşı olan ihtiyacını tatmin edemez. İşte Allah (c.c.) sonsuz rahmetiyle insana bu fâni ömürden baki ve ebedî bir ömrü kazanma imkânı ve fırsatı vermiştir.
Baki ömür, sonsuz cennet hayatıdır. Ve bu sonsuz cennet hayatının da sayısız makamları ve dereceleri bulunuyor. Cennet hayatındaki bir derece yüksek makam dünyanın en büyük meselesinden daha büyük ve daha ehemmiyetlidir. Böyle bir derece yüksek makamı elde etmek için, bütün dünyanın mülkü feda edilse yine ucuz düşer.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Cennette üzüntü ve keder yok diye biliyorum. Peki ebedi düşük bir seviyede cennette kalacak olan insanların, ebediyyen pişmanlıkları olacakmıdır ?
Makam olayının o zaman nasıl bir mantığı olacak ki? Yani Düşük yüksek diye bir kaygı olmayacaksa o zaman makamın bir mantığı kalır mı?
1. Adalet ve Çabanın Karşılığı (Objektif Gerçeklik)
Makam farkı, dünya hayatındaki çabanın, yapılan iyiliklerin ve manevi derinliğin bir karşılığıdır. İlahi adaletin bir gereği olarak, çok çabalayan ile az çabalayanın ödülü aynı değildir.
Örnek: Biri 100 birimlik, diğeri 10 birimlik bir ödül alır. Bu fark, adaletin tecellisidir.
2. Kapasite ve Memnuniyet (Sübjektif Algı)
Cennetteki herkesin mutluluk algısı kendi kapasitesine göredir. Küçük bir bardak da büyük bir sürahi de ağzına kadar dolduğunda "tamamen dolmuş" olur.
Bardak, sürahiye bakıp "Ben niye az su alıyorum?" diye hayıflanmaz, çünkü kendi hacmi kadar alabileceği maksimum lezzeti ve mutluluğu almaktadır.
Aşağıda olan, yukarıdakini kıskanmaz; çünkü kendi elindeki nimetten %100 doymuş ve tatmin olmuştur.