"Umur-u mukarreredendir ki, efkâr-ı âmmenin bir şeye verdiği mükâfat, gösterdiği rağbet ve teveccüh, ekseriya o şeyin kemâline nisbeten değildir..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Umur-u mukarreredendir ki, efkâr-ı âmmenin bir şeye verdiği mükâfat, gösterdiği rağbet ve teveccüh, ekseriya o şeyin kemâline nisbeten değildir; belki ona derece-i ihtiyaç nispetindedir. Bir saatçinin bir allâmeden ziyade ücret alması bunu teyid eder."(1)

İnsanların bir şeye ilgi duyması, değer vermesi ve yönelmesi o şeye olan ihtiyacından dolayıdır. Yani insanların birinci önceliği sanat ve estetik değil ihtiyaçtır. Bir şeye şiddetli bir şekilde ihtiyaç duyuyorsa, o şeye karşı aşırı ilgili ve müteveccih olur.

Bir şeye de ihtiyaç duymuyorsa; o şey istediği kadar değerli, sanatlı ve estetik olsun ona karşı ilgi ve alaka göstermez. İnsanda ilgi ile ihtiyaç arasında doğru bir orantı bulunuyor; ihtiyaç arttıkça ilgi de artıyor, ihtiyaç azaldıkça ilgi de azalıyor.

İnsanların saatçiye, bakkala, terziye gösterdiği ilgiyi bir alime göstermemesi; alimin değersiz olmasından değil, alime ve onun ilmine ilgi ve ihtiyaç duymamasından dolayıdır. Değer ve kemal, ilgi ve teveccüh ile ölçülmez. Çok değerli ve kıymetli şeyler var ki insanlar bu değerli ve kıymetli şeylere ihtiyaç duymadığından ilgi de göstermeyebilir.

İman bilinci ile ilmin değer ve kıymetini anlayanlar ilme yönelir ve alime ziyade teveccüh eder. Ama iman bilinci olmayanlar ya da zayıf olanlar, ilme ve alime ihtiyaç duymadıkları için ilgi de göstermezler.

(1) bk. Sünûhat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 1.135
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...