"Kadir-i Mutlak'ın irade ve meşietiyle ve ihtiyar ve kastıyla o mahsus, mükemmel vaziyet veriliyor. Ve her şeye şamil bir iradenin taht-ı hükmündedir." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Elbette ve elbette bedahetle, şüphesiz, katiyetle, vücub ve zaruret ve lüzum derecesinde ispat eder ki, o herbir masnua bütün zerrat ve eczasıyla ve suret ve mahiyetiyle bir Kadir-i Mutlak'ın irade ve meşietiyle ve ihtiyar ve kastıyla o mahsus, mükemmel vaziyet veriliyor. Ve herşeye şâmil bir iradenin taht-ı hükmündedir." (Şualar, On Beşinci Şua)
Kâinatta her bir eşyanın ve her varlığın, sayısız ihtimaller içinde kararsız bir vaziyette iken, en güzel tercihe sevk edilmeleri ve en mükemmel neticelere göre adım atmaları açık olarak görülmektedir. Ve o eşyanın her adımında yeni ihtimaller ile karşılaşmaları ve bunlar içerisinde en mükemmel tercihi yapmaları da apaçık hissedilmektedir. Bütün bu tercihlerin kâinatın umumî nizamı ile uyum ve ahenk içinde olması ise, ilahî iradenin o eşya ile nasıl iç içe ve bir birliktelik içinde yürüdüklerini gösteriyor.
Mesela, bir atom zerreciği bir adım atacağı zaman, önünde trilyonlarca yol bulunuyor. Bunlar içinde en güzelini ve en hikmetlisini takip etmesi ve gireceği bünyeye en uyumlusunu -âdeta- tercih edip ona göre ilerlemesi sonsuz bir ilmi ve mutlak bir iradeyi iktiza ediyor.
Öyle bir irade ki o trilyonlarca ihtimallerin hepsine hâkim olması ve onlar içinde en uygun ve en mükemmel olanı tercih, bunu çok intizamlı ve istikrarlı bir şekilde devam ettirmesi gerekiyor ki, bu da ancak sonsuz bir ilim ve irade ile olabilir.
Gözümüzün bir hücresindeki bir zerreyi misal alarak düşünelim. Bu zerre kendi başına buyruk olarak çalışıyor değildir. Yaptığı iş, vazife yaptığı hücreye bakmakta, hücre ise gözün tamamına nazar etmekte, göz ise sinir sistemi ve damarlar yoluyla bütün beden ile bağlı bulunmaktadır. O atomun ihatalı bir ilmi olması, yani göz hücresinden bütün bir bedene kadar her organı bilip tanıması gerekir ki ona göre adım atsın. Beden de kâinatın tümünden süzüldüğüne göre, göz hücresindeki bir tek atomun yaratıcısı, sahibi ve mâliki ancak bütün kâinatın Hâlıkı olabilir.
İlave bilgi için tıklayınız:
- ALLAH'IN ADALETİ, HİKMETİ, RUBUBİYETİ.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü