"Eşyanın mürur-u zamanla giydikleri suretler ve ettikleri harekatla hasıl olan vaziyetler dahi bir intizam-ı kadere tabidir." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Madem maddî ve görünecek eşyada bu derece kaderin tecelliyâtı var. Elbette, eşyanın mürur-u zamanla giydikleri suretler ve ettikleri harekâtla hasıl olan vaziyetler dahi bir intizam-ı kadere tâbidir." (Sözler, 26. Söz, Üçüncü Mebhas)
Bu vecize, evrendeki hiçbir şeyin başıboş, tesadüfi veya amaçsız olmadığını; zamanın ve hareketin getirdiği her türlü değişimin ilahi bir plan dahilinde gerçekleştiğini vurgular.
Kelimeleri ve ardındaki manayı şu şekilde özetleyebiliriz:
Eşyanın mürur-u zamanla giydikleri suretler: Varlıkların zaman geçtikçe uğradıkları değişimler, aldıkları yeni şekiller ve büründükleri hâllerdir. Mesela, bir tohumun filizlenip ağaç olması, bir insanın bebeklikten yaşlılığa geçmesi gibi... Bütün bu zamanın değişimiyle meydana gelen değişiklikler ve farklılıklar da bir planın ve kaderin neticesidir.
Ettikleri harekâtla hasıl olan vaziyetler: Bu varlıkların yaptıkları hareketler sonucunda ortaya çıkan yeni durumlar ve konumlarıdır. Mesela, dünyanın dönmesiyle mevsimlerin oluşması, rüzgârın esmesiyle bulutların şekil alması gibi...
İntizam-ı kadere tabidir: İşte tüm bu zamana bağlı değişimler ve hareketler, kaderin belirlediği muazzam ve şaşmaz bir düzene ve sisteme bağlıdır.
Özetle: Zamanın akışı içinde varlıkların geçirdiği her dönüşüm, aldığı her şekil ve sergilediği her hareket; tesadüfün değil, Allah'ın ezelî planı olan kaderin ve koyduğu harika düzenin birer sonucudur. Kâinatta tesadüfe yer yoktur, her an planlanmış bir intizam içinde akar.
İlave bilgi için tıklayınız:
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü