"Ebede namzet olan nev-i beşer içinde saadet-saray-ı ebediyeye tayin ve tebşir olunanın ellerine verilmiş bir ferman-ı ezelidir." Ne demektir?
Değerli Kardeşimiz;
"Bu kelime-i âliye, üssü’l-esas-ı İslâmiyet olduğu gibi, ...Evet, ebede namzet olan nev-i beşer içinde saadet-sarây-ı ebediyeye tayin ve tebşir olunanın ellerine verilmiş bir ferman-ı ezelîdir." (Muhakemat, 3. Makale: Unsuru'l-Akide)
Bediüzzaman Said Nursi’nin Muhakemat adlı eserinin Üçüncü Makalesi’nde geçen bu derin pasaj, insanın ebediyet yolculuğunu, ebedî saadeti ve bu yolculukta Kur’an-ı Kerim / Kelime-i Tevhid’in üstlendiği ilahi ferman rolünü harika bir temsil ile açıklar.
Cümlede geçen kavramlar ve ifade ettiği manalar şunlardır:
1. Ebede Namzet Olan Nev-i Beşer
Namzet: Aday, bir şeye yönelmiş veya atanmaya layık görülen.
Nev-i Beşer: İnsanoğlu, insanlık.
Manası: İnsan, sadece bu kısa ve geçici dünya hayatı için yaratılmamıştır. İnsanın fıtratında, arzularında ve ruhunda sonsuzluk (ebediyet) arzusu vardır. İnsanlık, doğrudan sonsuz bir aleme ve bekaya aday olarak halk edilmiştir.
2. Saadet-Sarây-ı Ebediyeye Tayin ve Tebşir Olunmak
Saadet-Sarây-ı Ebediye: Sonsuz saadet sarayı, yani cennet ve cemalullahın tecelli ettiği baki âlem.
Tayin ve Tebşir: Atanmak, yetkilendirilmek ve müjdelenmek.
Manası: İman ve tevhid yolunu seçen insan, sadece yok olmaktan kurtulmakla kalmaz; ebedî bir saadet sarayına girmeye hak kazanır ve bu müjdeyle (tebşir) taltif edilir.
3. Ferman-ı Ezelî
Ferman: Padişah emirnamesi, unvan ve yetki belgesi, berat. Ezeli olması ise, Allah'tan gelmesi ve ezeli kelamına dayanması.
Manası: Ezellerin ve ebedlerin Sultanı olan Cenab-ı Hakk’ın kelamı (Kur’an ve onun özü olan Tevhid beyanı), sonsuz saadete aday gösterilen müminlerin eline verilmiş resmî ve kutsal bir yetki belgesidir.
Özetle bu ifade; insanın ebediyet arzusuna cevap veren, onun sonsuz cennete tayin edildiğini belgeleyen ve eline verilen o en büyük muştunun ve resmi takdir belgesinin Kur'an ve tevhid hakikati olduğunu vurgular.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü