"Nizam, rahmet ve nimet, ancak ve ancak haşrin gelmesiyle ve ikinci bir hayatın tahakkuku ile nizam, rahmet, nimet olabilirler." İzah eder misiniz? Esmâü’l-ezdaddan addetmek ne demektir?
Değerli Kardeşimiz;
"Vücutlarında şek ve şüphe olmayan nizam, rahmet ve nimet, ancak ve ancak haşrin gelmesiyle ve ikinci bir hayatın tahakkuku ile nizam, rahmet, nimet olabilirler. Eğer haşir gelmezse ve ikinci bir hayat tahakkuk etmezse, bunları esmâü’l-ezdaddan addetmek lâzım gelir." (İşaratü'l-İ'caz, Bakara Sûresi, 25.Âyetin tefsiri)
Allah kâinatta muazzam bir nizam ve sistem kurmuştur. Bu nizamı manidar yapan şey ise, onun kuruluş gayesidir. Yani "Bu kâinat ve nizam niçin kurulmuştur?" sualinin cevabı, nizamı nizam yapar. Hiç bir gaye gözetilmeden kurulan bir fabrika veya şirket manasız olduğu gibi, gayeleri ve hedefleri olmayan bir kâinat ve nizam da manasız ve esassız olur.
Kâinat ve kâinattaki nizamın en temel gayesi tevhid ve haşirdir. Yani kâinat tevhid ve haşir temeli üzerine kurulmuş bir bina gibidir. Temelsiz bina nasıl mümkün değilse, tevhid ve haşirsiz bir kâinat da mümkün değildir. Zira kâinattaki nizamın temel kanunları haşir akidesi üstünde programlanmıştır.
Meselâ; kâinat nizamı içinde muazzam bir adalet sergisi açılmış. Bu adaleti hakiki yapan ve tamamlayan şey, öldükten sonra yeniden dirilme ve ebedî bir hayata mazhar olma itikadıdır. Zira bu dünya nizamı içinde ne zalim ceza görüyor ne de mazlum hakkını alıyor. Şayet öldükten sonra yeniden diriliş ve hesap olmasa, o zaman kâinat nizamı içindeki adalet sergisi manasız ve esassız kalacak. Nizam çürük ve ehemmiyetsiz bir gösteriden ibaret kalacaktır. Netice alınmayan her sistem bozuk ve esassızdır. İşte kâinat sistemini sağlam ve esaslı yapan gaye haşirdir.
Nizam ve intizamın ruhundan maksat netice ve gayesidir. Bir fabrikanın ruhu, mamuldür. Mamul yok ise, o fabrikanın gayesi ve ruhu da yok demektir. Aynı şekilde kâinattaki nizam ve intizamın maneviyat ve ruhu haşirdir. Haşir olmadığı zaman, haşre göre tanzim edilen kanunlar ve nisbetler manasız olur ve havada kalır. Mesela kâinat intizamı içinde adalet bir rükündür. Adaletin neticesi ise ceza veya mükâfattır. Şayet ceza ve mükâfat olmaz ise adalet rüknü boşta ve havada kalır.
Adâlet, suçluyu cezalandırmak, mâsumun hakkını vermektir ki bu adâlet dünyada kâmil manada tecellî etmiyor. Zira adâletin bu kısmı mahşere bırakılıyor. Mahşerde her hak sahibi hakkını alacağı gibi, her zâlim de cezasını tam mânası ile çekecek. Allah bu adâleti te’hir eder, ama asla ihmal etmez.
Suç ile ceza, itaat ile mükâfat arasında sıkı bir münasebet vardır. Şayet ceza ve mükâfat olmaz ise, bu alaka ve nisbet kopmuş demektir. O zaman manasız, boşuna bir nizam olmuş olur. Zira sistem bu alaka üzerine kurulmuştu. Bir adalet sarayı yapılmış, hâkimler tayin edilmiş, mahkeme salonları kurulmuş ama hâkimin verdiği cezanın infaz edileceği bir hapishane yok ise, o zaman bütün saray ve hâkimlerin nisbet ve alakaları kopmuş olur; bir oyuncak ve oyuncudan ibaret kalmış olurlar. Adalet sarayını güçlü, itibarlı ve hikmetli yapan şey hapishanedir. Hapishane olmaz ise, adalet sarayının hiçbir manası olmaz.
Esma-ül ezdad, isimlerin zıddına dönüşmesi demektir. Meselâ; şayet haşir olmazsa, adalet abes olur ve zulme dönüşür. Haşir olmazsa, Allah’ın kâinatta tecelli etmiş olan Cemal ismi zıddı olan çirkinliğe dönüşür.
Ahiret, hesap, mükâfat, mücazat, ebedî cennet ve cehennem olmazsa, atomlardan sistemlere kadar sonsuz bir hikmetle çalışan ve yine her faaliyetlerinde rahmeti netice veren bu âlem, hiçliğe çalışmış, yokluğa hizmet etmiş olur.
Allah bütün kâinatı ve mahlûkatı hikmet ve faydalar ile teçhiz etmiştir. Bir ağaca dalları ve çiçekleri adedince menfaat ve faydalar takmıştır. Bir âzaya yüzlerce vazife ve hikmetler takarak Hakîm isminin mânasını ve hakikatini, şuûr sahiplerine izhar ve ilan etmiştir.
Nihayetsiz hikmeti, eserleri ile sâbit olan Allah’ın âhiret yurdunu kurmayıp, insanları yokluk ve hiçlik kuyusuna atması “Hakîm” ismi ile ve hikmetle bağdaşmaz. Allah hikmetsiz ve abes iş yapmaktan münezzeh ve mukaddestir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü