"Medeniyet-i hazıra, Kur'ân'a karşı muâraza vaziyetini almıştır; i'câz-ı Kur'ân'a karşı, sihirleriyle muâraza ediyor." izah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Mesela, şahıslar, cemaatler muârazasından âciz kaldıkları Kur'ân'a karşı, bütün nev-i beşerin ve belki cinnîlerin de netice-i efkârları olan medeniyet-i hazıra, Kur'ân'a karşı muâraza vaziyetini almıştır; i'câz-ı Kur'ân'a karşı, sihirleriyle muâraza ediyor..." (Sözler, 25. Söz, Birinci Şule, Üçüncü Şua, İkinci Cilve)
İnsanlığın müşterek aklı olan fen ve felsefe ve bundan netice olarak çıkmış olan Batı medeniyeti, kendi ideolojisi doğrultusunda birtakım siyasi ve içtimai kaideler ihdas ederek Kur’an’a muaraza etmeye çalışıyor. Mesela, Kur’an "İnsanlığın saadeti budur." derken, onlar "İnsanlığın saadeti şudur." diyerek İslam medeniyetine karşı çıkıyorlar ve insanların zihin ve kalp dünyasını hep dünyaya yöneltiyorlar.
Fen ve felsefeden tevellüt etmiş olan bu medeniyetin sihirleri ise tüketim, reklam, fanteziler, teknolojinin suistimal edilmesi, sinema, spor, roman, beşerî ideolojiler, seküler dünya görüşleri, subliminal, ruh çağırma ve benzeri şeylerdir denilebilir.
Mesela Afrika'da milyonlarca insan açlıktan ölürken, bir spor müsabakasına harcanan para bu açlığı gidermeye yetebiliyor. Ama insanlar bu spor sihrine öyle kapılmış, öyle aldanmışlar ki insan hayatı bile bu sihri bozmaya yetmiyor. Misalleri çoğaltmak mümkün...
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar