"Kabr-i Peygamberî (Aleyhissalâtü Vesselâm) üzerinde alâmet-i makbuliyet olarak Asâ-yı Mûsâ mecmuasını hacılar gördükleri..." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Ben hem Risale-i Nur'u, hem sizleri, hem kendimi, Hüsrev ve Hıfzı ve Bartınlı Seyyid'in kıymettar müjdeleriyle hem tebrik, hem tebşir ediyorum. Evet, bu sene hacca gidenler, Mekke-i Mükerremede Nurun kuvvetli mecmualarını büyük âlimlerin hem Arapça, hem Hintçe tercüme ve neşre çalışmaları gibi, Medine-i Münevverede dahi o derece makbul olmuş ki, Ravza-i Mutahharanın Makber-i Saadeti üstünde konulmuş. Hacı Seyyid, kendi gözüyle Asâ-yı Mûsâ mecmuasını kabr-i Peygamberî (a.s.m.) üzerinde görmüş. Demek makbul-ü Nebevî olmuş ve rıza-yı Muhammedî Aleyhissalâtü Vesselâm dairesine girmiş. Hem niyet ettiğimiz ve buradan giden hacılara dediğimiz gibi, Nurlar bizim bedelimize o mübarek makamları ziyaret etmişler." (Şualar, On Dördüncü Şua)
Üstad Hazretleri Asâ-yı Mûsâ kitabının Peygamber Efendimiz (asm)'in mübarek kabrinin üzerine konulmasını manevî bir makbuliyet işareti olarak kabul ediyor. Kitabın Ravza-i Mutahhara'nın üzerine konulduğunu görüp şahitlik edenin de Hacı Seyyid olduğu ifade ediliyor.
Risale-i Nurların imana ve Kur’an’a yapmış olduğu büyük hizmet, Peygamber Efendimiz (asm) tarafından manevî âlemde kabul görüp takdir edilmiştir. Bu kitap koyma hâdisesi ise, bu takdir ve kabul görmenin küçük bir alameti ve işareti oluyor.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Bu kitap meselesi bir âdet bir gelenek meselesi değil o ana mahsus bir makbuliyet alametidir. Hatta Arap yönetimi Vehhabi görüşünde olduğu için herhangi bir kitabı oraya koymak mümkün değildir. Demek o kadar zor şartlar içinde Risaleden bir kitabın orada bulunması alışıldık sıradan bir durum olmasa gerek, belki de keramet eseri orada bulunmuştur...