"Onların bu sözlerine müşâkelet ve müşabehet nokta-i nazarından اَنْ يَضْرِبَ yerinde مِنَ الْمَثَلِ الْحَقِيرِ denilmesi, müşabeheti saklamak için daha münasip olurdu." Ne demektir?
Değerli Kardeşimiz;
Müşakelet: Kelime olarak, şekilde bir olma, uygunluk ve benzeyiş gibi manalara geliyor. Edebiyatta ise, birinin söylediği bir sözü, diğerinin, o mânaya zıd olarak kullanması demektir.
Müşabehet de yaklaşık bir manaya gelmektedir; yani birisinin sözünü alıp maksadının tersi ile kullanmaktır.
Allah, müşriklerin bu "Muhammed'in Rabbi bu hakir şeylerden temsil getirmeye hayâ etmez mi?" sual ve itirazlarına karşı, onların üslubunu aynı ile alıp ama zıt bir mana ile kullanıyor. Hâlbuki onların üslubunu aynı ile kullanmayıp, daha beliğ bir ifade de kullanabilirdi istifhamına, Üstad Hazretleri şöyle bir cevap veriyor:
"Fakat bu münasebetin nazara alınmaması, lâtif bir üslûba işarettir ki, temsiller, mühür veya imzalar gibi tasdik ve ispat içindir. Nasıl ki yazılan birşey mühürlenmekle tasdik edilmiş olur; aynen bunun gibi, söylenilen bir söz de, bir misal ile tasdik ve ispat edilmiş olur."
"Yani, temsillerin darbı ve darb-ı meseller, sikkenin darbı kadar kelâma kıymet veriyor. Yani, nasıl ki sikke, gümüş ve altına kıymet veriyor; darb-ı meseller de kelâmlara o nisbette kıymet ve itibar veriyor. Ve bu işaretle, vehimleri def etmek için temsillerin güzel bir vasıta olduklarına ve temsillerin bid'a olmayıp belâgat sahasında işlek ve güzel bir cadde olduğuna ima edilmiştir. Evet, durub-u emsâl, malûm kaidelerdendir."(1)
Onların itirazlarının kaynağı, temsil getirmek değil, temsil getirene hakaret olduğu için, Allah umum insanlığın faydasına olan temsil getirmeyi, tabiri caiz ise, onların keyfine uyarak terk etmiyor ve onların garazlarına garazları ile cevap veriyor.
(1) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Bakara Sûresi, Âyet: 26 ve 27
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü