26-27. âyetin tefsiri

İçerikler


  1. "Cenâb-ı Hak, kullarını irşad ve ikaz etmek üzere, sivrisinek gibi hakîr, kıymetsiz bir hayvanla veya bir mahlûkla misal getirmeyi, kâfirlerin keyfi için terk etmez." Sivrisinek misali nedir?

  2. "Eşcar kalem, denizler mürekkep olsa, o kelimatı yazıp bitiremezler." İzah eder misiniz?

  3. "Her şeyde O'nun varlığını, birliğini gösteren bir alâmet vardır." beytinin kaynağı nedir, neden müellifine "kudsi şair" denilmiş?

  4. "Hakikatte قَبْلَ اَنْ تَنْفَدَ كَلِماَتُ رَبِّى وَلَوْ جِئْنَا بِمِثْلِهِ مَدَداً âyetinin ifade ettiği mânâda hiçbir cihetle mübalâğa, müzayede yoktur, belki tenakus vardır." İzah eder misiniz?

  5. "Allah’ın kudreti, ilmi, iradesi, kelamı, zatî sıfatlarıdır, Zat-ı Akdese lazımdırlar. Onlarda teceddüd yok, ziyade ve noksan olmaya kabiliyet yok, tagayyürleri yok..." İzah eder misiniz?

  6. "Beşer, ancak alışmış olduğu terazisinin dilinden anlar, bu fennî terazilerin dilinden anlamaz." İzah eder misiniz, “fennî terazi” derken ne kastediliyor?

  7. "Sivrisineğin yaratılışı, san’atça filin hilkatinden dûn değildir. Kelam sıfatı da aynen kudret sıfatı gibidir." İzah eder misiniz?

  8. "Bir çocukla konuşup söz anlatmak, bir feylesofla konuşmaktan aşağı değildir." Üstadımız, bu cümlede filozofu mu aşağılıyor yoksa çocuğu mu yüceltiyor?

  9. "Cenâb-ı Hak, insanlara cüz-ü ihtiyarî vermekle, onları âlem-i ef’âle masdar yaptı. O âlem-i ef’âli bir nizam altında almak üzere..." İzah eder misiniz?

  10. "Kelamını, yani Kur’an’ını da resul olarak o âlem-i ef’ale gönderdi." Kur'an için “Resul” kelimesi kullanılmasının hikmeti nedir?

  11. "Her kim inâyet-i ezeliye ile rububiyet-i İlâhiyeyi göz önüne getirip Allah cânibinden kudretin azameti altında bakarsa..." İzah eder misiniz?

  12. "Allah’ın sun’una, ef’âline, kelâmına, temsilâtına, üslûplarına, inâyet ve rububiyetini mülâhaza etmekle beraber, Allah’ın cânibinden bakmak lâzımdır." İzah eder misiniz?

  13. "Eğer mümkinat cihetinden cüz´i fikriyle, müşteri nazarıyla bakarsa, zaif bir vehim bile onun nazarında bir dağ gibi olur." İzah eder misiniz?

  14. "Kur’ân-ı Kerim, usul ittihaz ettiği îcaz ve ihtisara binaen, temsilâtın âkıbetini, yani temsilâta terettüp eden dalâlet ve hidayeti, ille-i gaiye menzilesinde göstermiştir." İzah eder misiniz?

  15. "O temsilâtı nûr-u iman ile tefekkür edenin nûr-u imanı inkişaf eder, kuvvet bulur. Küfür zulmetiyle ve tenkit hırsıyla bakanın da, zulmeti ziyadeleşir ve gözü kör olur..." İzah eder misiniz?

  16. "Teklif olmasaydı, ruhlardaki o tohumlar neşv ü nema bulamazdı." Cennette kalsaydık "kemalât-ı vicdaniye ve ahlâk-ı hasene" nasıl yok olurdu?

  17. "İnsanların bir kısmı, arzu ve ihtiyarıyla teklifi kabul etmiştir." İzah eder misiniz?

  18. "İnsanların büyük bir kısmı, ihtiyarı ile küfrü kabul ve tekâlif-i İlahiyeyi reddetmişlerse de teklifin bazı nevilerinden süzülen terbiyevî, ahlâkî..." İzah eder misiniz?

  19. "Yüksek hissiyat ile güzel ahlâkın neşvüneması, ancak mücahede ve içtihadla olur." İzah eder misiniz?

  20. "Hükûmet, mücahede ettikçe cesareti artar, terkettiği zaman cesareti azalır ve binnetice cesaret de, hükûmet de söner, mahvolur." Bunun, hükûmet ile alakası nasıldır?

  21. "Hidayetin tekâmülüne dalâlet yardım ettiği gibi, imanın tekâmülüne de küfür yardım eder." İzah eder misiniz?

  22. "İfrat veya tefrit, delillere karşı bir isyandır." Ne demektir?

  23. "Sahife-i âlemde yaratılan delâil, uhûd-u İlâhiye hükmündedir." İzah eder misiniz? Elest bezminde verdiğimiz söz ile buranın alakası var mı?

  24. "Onların bu sözlerine müşâkelet ve müşabehet nokta-i nazarından اَنْ يَضْرِبَ yerinde مِنَ الْمَثَلِ الْحَقِيرِ denilmesi, müşabeheti saklamak için daha münasip olurdu." Ne demektir?

  25. "Yahut اَنْ يَضْرِبَ ile paranın darbına ima edilmiştir." İzah eder misiniz?

  26. "Daha kısa ve muhtasar olan masdar-ı ضَرْبَ üzerine اَنْ يَضْرِبَ’nin fiil sigasıyla tercihan zikredilmesi, itirazlarının menşei bizzat temsil olmayıp..." İzah eder misiniz?

  27. "Temsilin hâsiyeti olan aklî bir şeyi hissî bir şeyle ve aslı olmayan mevhum bir şeyi muhakkak ve mevcut olan birşeyle ve gaip olan bir şeyi, hâzır bir şeyle tasvir etmektir." İzah eder misiniz?

  28. "مَثَلاً’deki tenkirden anlaşılır ki, burada medâr-ı nazar, bizzat meselin zâtıdır, sıfatları değildir." İzah eder misiniz?

  29. "Çünkü yalnız ayıplardan selâmet, kemâle delil olamaz." cümlesi ile geçtiği yerin münasebetini izah eder misiniz?

  30. "Fıskla kabuklarından çıktılar." Ne demektir?

  31. "Cenab-ı Hakk'ın ahdi meşiet, hikmet, inayet'in ipleriyle örülmüş nûranî bir şerittir ki; ezelden ebede kadar uzanmıştır." Buradaki ahid "kalubela" mıdır, bu ahdi nasıl bozuyoruz?

  32. "Emr-i tekvînîdir ki, fıtrî kanunlarla âdetullahın tazammun ettiği emirlerdir. Meselâ, ilmin i’tâsı, mânen ameli emrediyor; zekânın i’tâsı, ilmi emrediyor..." İzah eder misiniz?

  33. "İstidadın bulunması, zekâyı; aklın verilmesi, marifetullahı; kudretin verilmesi, çalışmayı; cesaretin verilmesi, cihadı manen ve tekvinen emrediyor." İzah eder misiniz?

  34. "Akılları mârifetullaha, zekâları ilme küs olduğu gibi, akrabalara ve mü’minlere dahi dargın olup, gidip gelmiyorlar." Ne demektir?

  35. "Kalbinde bir ihtilâl, bir fenalık hissi uyanırsa; yüksek hissiyatı, kemalâtı sukut etmeye başlar; kalbinde tahribata, fenalığa bir meyil, bir zevk peyda olur." İzah eder misiniz?

  36. "Madem ki arzda nizam var; muvazene de olmalıdır. Hattâ nizam, muvazeneye tâbidir." İzah eder misiniz?

  37. "Mütemerrid bir fâsıkın fıskı, arzın muvazene-i mâneviyesinin bozulmasına vesile olabilir." Bu nasıl olabilir?

Yükleniyor...