"Nurefşan nazarına karşı hayal, hakikatı setredemez; Hak olan mesleği tesvilata, tedlisata muhtaç değildir. Bu kelam iki fırka-ı dallenin reddine işarettir..." İzah eder misiniz, “iki fırka” hangileridir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Demişler: Vücud-u Sânia delil-i vazıh nedir?"

"Cevap: Delil-i nuranî ve hayat-ı ateşîn ve âlemin aynı olan Muhammed (A.S.M.) ve kalb-i hidayetin lisanı ki Muhammed (A.S.M.) in lisanıdır."

وَالَّذ۪ى نَظَرَهُ النَّقَّادَ اَدَقُّ مِنْ اَنْ يُدَلِّسَ عَلَيْهِ ، وَمَسْلَكَهُ الْحَقَّ اَغْنٰى مِنْ اَنْ يُدَلِّسَ عَلَى النَّاسِ

"Meali: Nurefşan nazarına karşı hayal, hakikatı setredemez; Hak olan mesleği tesvilata, tedlisata muhtaç değildir. Bu kelam iki fırka-ı dallenin reddine işarettir. Şimdi bed' edeceğim cevaba... (Maba'di var)"(1)

Not: Bu makalenin "Maba'di / devamı var" denilmesine rağmen, maalesef devamı bulunamamıştır. Biz var olan bu kısmı izah etmeye çalışacağız:

Allah’ın varlığına en sağlam en açık delil, hem nurani bir delil olan hem canlı bir tablo şeklinde insanlığın önünde duran hem de kainatın özeti ve aynı olan Hazreti Muhammed (asm)’in şahsı ve onun lisanı olan şeriatıdır.

Hazreti Peygamber (asm)'in bütün ahvali, akvali, etvarı insanlığın nazarına sunulmuş canlı kanlı birer delil birer burhandır, okumasını bilene...

Peygamber Efendimiz (asm)'in nur ve aydınlık saçan nazarından, hiçbir düşünce hiçbir tesir hiçbir etken hiçbir hayal, hakikati gizleyemez. O öyle nurani bir nazara sahip ki, bütün gerçekleri bütün hakikatleri en yalın ve en parlak şekli ile görüyor ve gördüğünü de bütün insanlığa aynı ile tebliğ ediyor.

Onun hak olan mesleği tesvilata, (aldatmalara) tedlisata (hilelere) muhtaç değildir. O dosdoğru bir yol üzerinde yürüyor. Zaten hak ve hakikat kendini ifade etmek için yalana, dolana, hileye başvurmaz, başvurması kendi ile çelişmesi demektir.

İşin özeti, Hazreti Muhammed (asm) ne aldanır ne de aldatır. Aldanmak ahmaklığın alameti, aldatmak ise şeytaniyetin geriğidir. Hazreti Muhammed (asm) bu iki durumdan da mukaddes ve münezzehtir. Bunun ispatı ise bütün hayatıdır. Düşmanlarının bile ona "El-Emin" demesi, bu durumun en bariz göstergesidir.

“Bu kelam iki fırka-ı dallenin reddine işarettir.” Bu iki batıl fırka hakkında bir ipucu verilmemekle beraber;

Birisi, "Kur'an yeter, başka şeylere itibar etmemek lazım." diyen Harici zihniyetli kişilere,

İkincisi, "Allah'ın varlığını kabul ediyoruz, lakin peygamber ve onların vasıtasıyla anlatılan şeylere inanmıyoruz." diyen Deizm akımına işaret olabilir.

(1) bk. Asar-ı Bediyye, Makaleler, Makale-5, s.566.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...