On Altıncı Mektup'ta geçen "Şükr-ü manevi" ne demektir, nasıl yapılır?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Şükür, bilfiil ve bilkuvve olmak üzere iki kısımdır. Bilfiil, bizzat şükrü eda edilen şükür iken, bilkuvve şükür ise külli bir niyet ve dua ile yapılan şükürdür.

Allah’ın insana ikram ve ihsanı sonsuz olduğu için, insanın bu sonsuz ihsan ve ikrama bilfiil şükürde bulunması imkânsızdır. Bu yüzden Allah insana külli bir niyet ve dua kapsını açmış ki, insan bu sonsuz nimetlere karşı böylece şükürde bulunabilsin. İşte külli bir niyet ve dua ile yapılan bilkuvve şükürlere manevi şükür deniliyor. Bilfiil şükre de maddi şükür demektir diye düşünüyoruz.

"Külli ni’metlere karşı külli bir niyet ve hadsiz bir i’tikâd ile mukâbele ..."

İnsanın iradesi cüz’î olduğundan, kendisine teveccüh eden hadsiz nimetlerin tamamına bir anda ve birlikte şükredemez. Onları tek tek sayması da mümkün değildir. Bu umumi şükrü ancak külli bir niyet ile yerine getirmeye çalışabilir.

Namaz külli bir şükürdür. Beş vakit namazını eda eden inşallah bu manevi şükrü ifa etmiş olur.

Evet, insanın kendi ömür sermayesi ve ibadeti ile Allah’ın sayısız ihsan ve ikramlarına şükürde bulunması imkânsızdır. Değil bütün nimetleri, iki gözün şükrünü bile binlerce sene ibadet etse karşılığını yine veremez.

Ama Allah kereminden insana diyor ki, "Siz benim emrettiğim namazı kılın, ben sizi bütün nimetlerime ve ihsanlarıma şükür etmiş gibi sizden kabul edeyim; namaz sayesinde sizi şakirler sınıfından yazayım." İnsanın böyle cazip bir teklife alakasız kalması akıl kârı olamaz.

Namaz, Allah’ın sayısız nimetlerine teşekkür etmek için bir fırsattır, bunu kaçırmak ise büyük bir hasarettir.

Yüce Allah’ın imandan sonra en büyük bir ihsanı ve ikramı namazdır.

Cenab-ı Hakk’ı tazim, tesbih, zikir ve hamd etmenin en güzel yolu, ibadetlerin en mukaddesi, şükrün en camisi ve kurbiyete mazhar olmanın en güzel vasıtası namazdır.

“Namazın manası Cenab-ı Hakk’ı tesbih ve tazim ve şükürdür.”(1)

“Nasıl ki insan, şu âlem-i kebirin bir misal-i musağğarıdır ve Fatiha-i Şerife, şu Kur’an-ı Azîmüşşan’ın bir timsal-i münevveridir. Namaz dahi bütün ibâdâtın envaını şamil bir fihriste-i nuraniyedir ve bütün esnaf-ı mahlukatın elvan-ı ibadetlerine işaret eden bir harita-i kudsiyedir.”(2)

Dipnotlar:

1) bk. Sözler, Dokuzuncu Söz.

2) bk. age.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...