"Onlar, âlem-i gayb ve âlem-i şehadet ortasında insanî berzahlardır ve iki âlemin birbiriyle temasları ve muameleleri, insana nisbeten o noktalarda oluyor." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu dünyadan göçen insanlar ahiret âlemine bir anda varmıyorlar, “kabir âlemi” dediğimiz bir safhadan geçiyorlar. Ve bu âleme “berzah âlemi” deniliyor.

Berzah; “perde,” “iki âlem arasındaki geçiş safhası,” “iki belde arasındaki köprü,” demektir ve bu tabir, kabir âlemi için, mecaz olarak kullanılmıştır.

Bir küçük çekirdekten muhteşem bir ağaç, bir yumurtadan bir tavus kuşu çıkması gibi, bu harika âlem de kendisinden çok daha harika âlemleri meyve verecektir. Âlem-i melekût, âlem-i berzah, âlem-i misal ve âlem-i ahiret, bu âlemin mucize meyveleridirler.   

Nur Külliyatında berzah kelimesinin apayrı bir mânasına daha şahit oluruz: “İnsanî berzahlar.” Bu ifade, selim kalpler ve nuranî akıllar için kullanılır. İnsanların hakikate ulaşmalarına vesile olan büyük şahsiyetler, selim kalp ve nuranî akıl sahibi kimselerdir.

Bunların da başında, peygamberler ve onların vazifelerini sürdüren peygamber vârisi büyük zâtlar gelir. Peygamberler, Allah elçileri olarak, Hakk’ın emirlerini O’ndan vahiy yoluyla alır ve kullara tebliğ ederler. Bu zâtlar, “insanî berzahlardır.” Buradaki berzah ifadesinin bir tarafı “kulluk,” diğer tarafı ise “risâlettir.”

İnsanoğlu gaybî hakikatlere ve ilâhî feyizlere doğrudan muhatap olamıyor; arada insanî berzahlar lâzım. Ta ki, o seçilmiş ve üstün şahıslar, bu bilgi ve feyizlerin insanlara ulaşmasında bir köprü ve bir vesile olsunlar. “Buna gerek var mı?” diye bir sual hatıra gelebilir. Günlük hayatımız bunun sonsuz denecek kadar çok şahitleriyle kaynaşır.

Bir ilmi öğrenmek isteyen insan, o sahanın mütehassısı olan âlimlere talebe olur. Ve o zâtlar, ilimle ona muhtaçlar arasında bir köprü vazifesi görürler. Dünyevî ilimlerdeki kifayetsizliklerde böyle perdelere ihtiyaç olduğu hâlde, sonsuz kemâlde olan Allah’ın marifetine ait ilimlerde, elbette bu sahanın vazifelilerine müracaat etmek gerekir.

İşte bu mümtaz zevat, Üstadımızın ifadesiyle, “müstakim ve münevver akıllar,” “selim ve nurani kalpler” dir; yani bunlara sahip rehber şahsiyetlerdir.

Cenab-ı Hakk’ın zatı, sıfatları, isimleri, insanlara emir ve yasakları, bu dünya hayatından sonraki safhalar ve daha nice hakikatler, ancak bu insanî berzahlar vasıtasıyla insanlara ulaştırılmaktadır. Köprüye uğramadan yolun karşısına geçmek mümkün olmadığı gibi, bu berzahlara müracaat etmeksizin hakikate ulaşmak da âdeta, imkânsızdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

bakiduman
Abi Allah razı olsun.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
taner_tonkur
ALLAH c.c razı olsun.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...