Peygamber Efendimiz ismet sıfatına sahip ve masum olduğu hâlde, ayette istiğfar emri verilmesinin hikmeti nedir?
Değerli Kardeşimiz;
Ayetin “Ve günahın için istiğfar et.” kısmı çok cihetlerden değerlendirilmiş, maneviyatta mesafe katetmenin ve terakki etmenin bir kısım esasları bu ayetten istihraç edilmiştir. Şöyle ki:
- Ayette her ne kadar Hz. Peygamber (asm) muhatap kılınmışsa da asıl olarak istiğfar emrinin muhatabı ümmetidir.
- Hz. Peygamber (asm) masum olmakla beraber o da istiğfarla mükelleftir. Çünkü istiğfar da zikir ve dua gibi bir ibadettir. Nitekim bu emre uyarak günde yetmiş defa, yüz defa istiğfar etmekteydi.(1)
- İlerlemenin yolu, istiğfardan geçer. Hatasını görmeyen biri o hatayla ilgili istiğfar da etmez, dolayısıyla o hatasını düzeltemez.
- Masum peygamber istiğfarla mükellefse, masum olmayan insanların ne derece istiğfara muhtaç oldukları evleviyetle sabit olur.
- Peygamberler masum olmakla beraber “evla olanı terk etmek” veya “içtihadında tam isabet edememek” gibi durumlar olması mümkündür ve vakidir. Bu halleri için istiğfarda bulunması gerekir. Mesela, Peygamber Efendimiz (asm)'in Tebük seferine katılmak istemeyenlere izin vermesi ilahi canipten uygun bulunmamış:
"Allah seni affetsin, niye onlara izin verdin? Ta ki sadık olanlar sana tebeyyün etseydi ve yalancıları bilseydin." (Tevbe, 9/43)
- Hz. Peygamber (asm) daima terakki halinde olduğu için, bu ayetle önceki halleri için istiğfar etmesi istenmiştir. Yani “Dün, bugünkü mertebene ulaşmamıştın, onun için istiğfar et!”
- "Hasenatu’l-ebrar, seyyiatu’l-mukarrebin." denilir. Yani iyi insanlar için hasene sayılan durumlar, kâmil insanlar için seyyie sayılır. Mesela, notları yüz üzerinden doksanın üzerinde olan biri, günün birinde seksen alsa, aslında iyi bir not almış olmakla beraber üzülür, rahatsızlık duyar. Hâlbuki pek çok öğrenci için o imtihanda seksen almak büyük bir sürur vesilesidir.
1) bk. Müslim, Zikr, 41; EbûDâvud, Sünen, Vitr, 26; Tirmizî, Sûre, 47/1.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar