"Risale-i Nur’un her bir kitabı bir Said’dir. Siz hangi kitaba baksanız, benimle karşı karşıya görüşmekten on defa ziyade hem faidelenir..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Risale-i Nur’un her bir kitabı bir Said’dir. Siz hangi kitaba baksanız, benimle karşı karşıya görüşmekten on defa ziyade hem fâidelenir hem hakikî bir surette benimle görüşmüş olursunuz." (Emirdağ Lâhikası-II, 116. Mektup)

Üstad Bediüzzaman Said Nursi’nin bu sözleri, Risale-i Nur’un talebeleriyle ve okurlarıyla kurduğu manevi bağın mahiyetini ve müellif ile eser arasındaki ayrılmaz bütünlüğü açıklar. Bu ifade, özellikle kendisiyle fiziken görüşmek isteyen, ancak dönemin ağır sürgün ve tecrit şartları nedeniyle buna imkân bulamayan ya da vefatından sonra gelecek olan talebelerine hitap eder. Bu vecizeden çıkarılabilecek temel dersler ve hakikatler şunlardır:

1. Kitapların Şahsın Yerine Geçmesi (Manevi Said)

Bediüzzaman, kendi fâni ve aciz şahsiyetini daima geride tutmuş, nazarları doğrudan doğruya Kur'an tefsiri olan Risale-i Nur’a çevirmiştir. "Her bir kitabı bir Said’dir" diyerek, kendisinde bulunan ilim, irfan ve iman derslerinin en saf ve süzülmüş halinin kitaplarda vücut bulduğunu belirtir. Fâni Said bir gün bu dünyadan göçecektir, ancak kitaplar kıyamete kadar baki kalacak birer Manevi Said olarak rehberliğe devam edecektir.

2. Kitapla Görüşmenin Maddi Görüşmeden Üstünlüğü

Müellif, eserleri okumanın kendisiyle yüz yüze görüşmekten on defa ziyade faydalı olduğunu ifade eder. Bunun sebebi şudur: İnsanlarla yapılan şahsi görüşmelerde günlük meseleler, fâni ahval ve şahsın o anki hâli araya girebilir. Fakat bir kitaba bakıldığında, doğrudan doğruya o şahsın en yüksek tefekkürleri, en ihlaslı halleri ve kalbine ihtar edilen en derin iman hakikatleri ile muhatap olunur. Kitap, yazarın zaman ve mekân sınırlarından arınmış en saf halidir.

3. Hakiki ve Kalıcı Bir Görüşme

Maddi birliktelikler geçicidir ve ayrılıkla sonuçlanır. Ancak bir eseri samimiyetle okumak, o eserin müellifinin ruh dünyasıyla, fikriyle ve davasıyla bütünleşmek demektir. Bu durum, sadece zahiri bir tanışıklık değil, ruhların ve kalplerin bir araya geldiği hakikî bir surette görüşmedir.

Özetle bu vecize, Nur talebelerine şahısperestliği bırakıp eser odaklı bir irşad modelini benimsemelerini öğütler. Bediüzzaman’ı özleyen veya onunla istişare etmek isteyen bir kişinin yapması gereken tek şey, ihlasla bir Risale-i Nur kitabını açıp okumaktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 44
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...