Risalelerdeki "Kapı" ve "Pencere" gibi kavramların mahiyeti nedir? Bazı meselelerde içeriye "kapı" gibi giremiyoruz...
Değerli Kardeşimiz;
Kapı: Bir hakikatin içine girmeyi, geniş ve derinlemesine tahkik etmeyi ve o meseleyi tamamen açmayı sağlayan en sağlam ve esaslı giriş yoludur.
Genellikle imanın temel rükünleri (Allah'a, peygamberlere, ahirete, kadere iman gibi) ve en büyük hakikatler "kapı" hükmündedir. Üstad'ımız kapı anlamında olan "Bab" ifadesini, 29. Lem'anın izahlarında ve haşrin ispatı için telif ettiği Onuncu Söz'ün hakikatleri için "Bab-ı İnsaniyet, Bab-ı Kerem" gibi terkiplerle ortaya koymuştur.
Neden girilemiyor?
Soruda da belirtildiği gibi, bu, bir hakikatin tüm derinliğine ve genişliğine bir anda tam olarak nüfuz etmenin zorluğunu ifade eder. Bu, derin bir ilim ve yüksek bir manevi mertebe gerektirir.
Pencere: Hakikatin yüzüne bakmayı, o meseleden bir nur görmeyi, bir manzara seyretmeyi sağlayan daha dar fakat aydınlatıcı bir bakış açısıdır. Kapı kadar tam nüfuz sağlamaz ama hakikati gösterir. Pencere ifadesini, tevhidi anlattığı meşhur "Pencereler Risalesi" olan Otuz Üçüncü Söz Risalesi (Otuz Üçüncü Mektub) için kullanmaktadır.
Birçok imanî hakikate dair kısa, parlak deliller ve ispat yolları "pencere" olarak nitelendirilir.
Sizin "Kapı gibi içerisine giremiyoruz" cümleniz, bu hakikatlerin derinliğini ve büyüklüğünü çok güzel özetliyor. Biz avam insanlar için genellikle "pencere" veya "işaret" ile yetinmek, o hakikate dair imanî bir tasdik elde etmek kâfi gelirken, "kapı" ile girip tam tahkik etmek ehass-ı havasa (çok özel kişilere) mahsustur denilebilir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü