"Rububiyet ve uluhiyetin şuunatını cem ettiği ve bu hususiyetin onun mucizesi olduğu" anlatılıyor. Böyle bir mana Kur’an'ın mucize olduğunu nasıl gösterir?
Değerli Kardeşimiz;
Kur’an-ı Kerim, Allah'ın terbiye edici olması ve tek ilah olmasıyla alakalı çok ince noktalara temas eder. Bu inceliği, zamanla tahrif edilmiş olan diğer semavi kitaplarda ve bazı filozofların eserlerinde de göremeyiz. Mesela:
• Muharref Tevrat'ta Allah'ın gökleri ve yeri altı günde yarattığı anlatılır ve “cumartesi günü istirahat etti” denir. Kur’an'da ise, Allah'ın gökleri ve yeri altı günde yarattığı ifade edildikten sonra “Allah onları yaratmaktan yorulmadı.” (bk. Kaf, 50/38) buyurulur.
• Muharref İncil'de Hz. İsa (as)’dan “Allah’ın oğlu” olarak bahsedilir. Kur’an ise Hz. İsa için daima “Meryemin oğlu” ibaresini kullanır. Çünkü “Allah’ın oğlu” ifadesi rububiyet ve uluhiyeti rencide eden bir ifadedir.
• Bazı filozoflar Allah’ın varlığını kabul etmekle beraber ya onun iradesini veya bir başka sıfatını tam anlayamazlar, inkâr cihetine giderler. Bazılarına göre Allah âlemi yaratmaya mecburdur. Bazıları “Allah âlemi yaratmış, ama artık şimdi istese de karışamaz.” derler.
• Dünyanın hemen her tarafında “Yüce Yaratıcı” manasında bir ilah inancı ekseriyetle bulunmakla beraber, insanların çoğu Allah’a bir sembol olmak üzere yapılan putlardan kurtulamamıştır. Kur’an'ın çok ısrarla tevhidi nazara vermesi, bu batıl inançlardan insanlığı kurtarmaya yöneliktir.
Bunun içindir ki, Kur'an-ı Kerim’de defalarca; “İbadet edilmeye tek layık olan Allah’tır.” “Bütün âlemleri terbiye eden odur.” buyurulur.
Kur’an’da Allah, kendisini kendi şanına yakışan bir azamette tanıttırmaktadır.Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü