"Şekva etmek istersen, nefsini Cenab-ı Hakka şekva et, çünkü kusur ondadır." İzah eder misiniz? Nefsi Allah’a şikayet etmek nasıl olur?
Değerli Kardeşimiz;
"Nefsin kusuru zaten benden kaynaklanmıyor mu?"
İslam inancına göre, kulların fiillerini yaratan Allah'tır (Cenâb-ı Hak), ancak bu fiilleri kazanan (kesb eden) kulun kendisidir. Bir eylemi yapma iradesini gösteren, o fiili seçen ve yönelen insan nefsidir (ve cüz'i iradesidir).
İnsan, nefsinin kötü arzularına uyarak bir kusur işlediğinde, bu kusurun sorumlusu, o fiili cüz'i iradesiyle seçen ve kesbeden kendisidir. Bu yönüyle, kusur tamamıyla doğrudan nefs-i emmare (kötülüğü emreden nefis) ve onun sahibinden kaynaklanır.
"Nefsi Yaratan da Cenâb-ı Hak değil mi?"
Evet, nefsi (potansiyeliyle, arzularıyla, inişleri ve çıkışlarıyla birlikte) yaratan Cenab-ı Hak'tır. Allah, insana hem hayra hem şerre meyledebilecek bir potansiyel (nefis) ve bu potansiyeli yönetecek akıl ve irade vermiştir. Nefis, imtihan sırrının bir parçasıdır.
Allah, insanı zayıf ve kusurlu bir öz (nefis) ile yarattı ki, bu zayıflığa rağmen iradesini kullanarak doğruyu seçme çabası göstererek bir değer kazansın ve imtihan gerçekleşsin. Nefsin varlığı kusur değil, imtihanın aracıdır.
"Nefsi Cenâb-ı Hakk’a Şikâyet Etmek Nasıl Olur?"
Bu ifade genellikle birkaç farklı manada yorumlanır:
Mutlak Acziyetin İfadesi
Bu şikâyet, bir isyan veya suçlama değil, daha çok bir yakınma, sığınma ve acziyetin itirafıdır. Kul, kendi gücünün, nefsinin bitmek bilmeyen istekleri karşısında yetersiz kaldığını; ancak o nefsi yaratan ve yularını tutmaya güç yetirecek olanın yine Allah olduğunu itiraf eder. "Ya Rabbi, bana verdiğin bu zorlu imtihan aracıyla (nefsimle) baş edemiyorum, yardım et, beni nefsimin şerrinden koru!" manasını taşır.
Mesela, Peygamber Efendi'mizin (asm) meşhur "Ya Rabbi, beni göz açıp kapayıncaya kadar dahi nefsime bırakma." duası, bu anlayışın özüdür.
Terbiye ve Islah Talebi
Şikâyet, nefsin kusurunu Yaradan'a arz edip, onun terbiyesini (tezkiye) Cenâb-ı Hakk'tan istemektir. Kul, nefsi ıslah etmenin ancak ilahi bir lütuf ve yardım ile mümkün olabileceğini bilerek, bu yardımı talep eder. Yani "Kusur benimdir, ama o kusuru giderecek güç sendedir, Yâ Rabbi." diye yalvarır.
Vahdet (Birlik) ve Tevhid Açısından
Tasavvufun derinliklerinde ise, nihai noktada her şeyin yaratılışının ona (c.c) ait olduğu idraki vardır. Nefsin zayıflığı, cüz'i iradenin yetersizliği, külli iradenin karşısındaki hiçlik makamında dile getirilir. "Benim gücüm yetmiyor, senden gayrısının gücü yoktur." demek, tevhidin en keskin ifadesidir.
Özetle, cümlenin amacı şudur:
"Bir sıkıntın (kusurun) varsa ve bir yere şikâyet etmek istiyorsan, başkalarını, dünyayı şikâyet etme. Dön ve asıl kusurun kaynağı olan nefsine bak. Bu nefsine karşı ise, onun şerrinden kurtulmak için, onu yoktan var eden ve her şeye güç yetiren sadece Allah'a sığın ve ondan yardım dile."
Bu, dışa dönük eleştiriden, içe dönük muhasebeye ve ardından ilahi sığınmaya davet eden derin bir nasihattır.
İlave bilgi için tıklayınız:
- "Senden şekva değil, belki nefsimi ve halimi sana şekva ediyorum." Biraz açar mısınız?
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü