Şeytan şüpheyi niçin önce akla değil de kalbe atıyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İmanın mahalli kalptir. Akla gelen şüphelere, ehemmiyet verilmediği ve üzerinde durulmadığı takdirde kalbe bir zarar vermez.

Bazen şüphe ile vesvese karıştırılıyor. Aklın fizik olayları konusunda, “Acaba şöyle mi, yoksa böyle mi?” gibi tereddütlere düşmesi, araştırma yaparak gerçeği bulması zaten onun görevidir. Hiçbir şeyin aksini düşünmeyen, bildiği ile yetinen bir akıl terakkiye manidir.

İmanî meselelerde ise durum farklıdır. Mesela, meleklerin varlığı konusunda aklın şüpheye düşmesi, o nuranî varlıkların olmamalarına da olmaları kadar ihtimal vermek demek olur ki, Üstadımız böyle bir tarafsız düşünce için “muvakkaten bir dinsizliktir” ifadesini kullanır.

Daha önce de beyan edildiği gibi, kalbin inanması da sevmesi de korkması da,..., kelimesizdir. Ona zarar vermek üzere şeytanın attığı vesveseler de kelimesizdir. Yani bunlar kelimelere dökülmüş fikirler halinde kalbe intikal edemezler.

Fikirleri değerlendirmenin yeri kalp değil akıldır. Nitekim burada da şeytanın vesveseyi önce kalbe attığı beyan edilmiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...