"Seyyârât içinde mutavassıt ve yıldızlar içinde küçük ve kesif olan küre-i arz, mevcudat içinde en kıymettar ve nuranî olan hayat ve şuur, hesapsız bir surette onda bulunuyorlar." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Seyyârât içinde mutavassıt ve yıldızlar içinde küçük ve kesif olan küre-i arz"

Burada seyyarat kelimesi Güneş'in gezegenleri manasında kullanılmıştır. Gezegenlerin büyüklük sırası (küçükten büyüğe doğru) şöyledir: Merkür, Mars, Venüs, Dünya, Neptün, Uranüs, Satürn, Jüpiter.

Mutavassıt “orta büyüklükte” demektir. Dünyadan küçük üç gezegen ve dünyadan büyük dört gezegen olduğundan dünya büyüklük sırasında ortada sayılabilir.

Dünyamızın yıldızlar içinde küçük ve kesif olması:

İlmî araştırmalarda, en küçük yıldızın kütlesinin Güneş Sistemi'nin ikinci büyük gezegeni olan Satürn ile yaklaşık aynı büyüklükte olduğu kaydediliyor. Buna göre dünyamız en küçük yıldızdan daha küçüktür. Kesif ve karanlıklı bir hane olması ise yıldızlar gibi ışık saçmaması cihetiyledir.

"Mevcudat içinde en kıymettar ve nuranî olan hayat ve şuur, hesapsız bir surette onda bulunuyorlar."

Varlıklar içinde hayat ve şuur sahiplerinin büyük bir kıymeti vardır. Bütün cansızlar âlemi de hayata hizmet etmekle önem kazanırlar. Yeryüzünde bir milyondan çok fazla hayvan türü var. Her türün fertleri ise sayılamayacak kadar çok. Bunlara bir de bitkiler âlemini eklediğimizde bu rakam çok daha büyür.

Kesif ve karanlıkla yeryüzünü bu kadar canlı ile şenlendiren Cenâb-ı Hak elbette “müzeyyen kasırlar, mükemmel saraylar hükmünde olan yıldızlar”ı boş bırakmaz. Nitekim bırakmamış ve Üstadımızın ifadesiyle “nihayetsiz melâike envaı ve ruhaniyet ecnası” ile şenlendirmiştir. Melâike konusu Nur’un birçok dersinde özellikle Yirmi Dokuzuncu Söz’de detaylı ve mükemmel olarak işlenmiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...