"Şifrevari şu huruf-u mukattaanın zikri, Hazret-i Muhammed Aleyhissalatü Vesselamın fevkalade bir zekaya malik olduğuna işarettir." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Şifrevari şu hurûf-u mukattaanın zikri, Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmın fevkalâde bir zekâya malik olduğuna işarettir ki, Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm, remizleri, îmaları ve en gizli şeyleri sarih gibi telâkki eder, anlar." (İşaratü'l-İ'caz, Bakara Suresi, 1. Ayetin Tefsiri)
Bu cümle, Hurûf-u Mukattaa’nın sadece ilahi bir sır ve gizem olmakla kalmayıp, aynı zamanda Peygamber Efendimizin (asm) muazzam zihnî ve ruhî kapasitesine, yani fevkalade zekâsına nasıl delil teşkil ettiğini açıklar.
Bediüzzaman’ın bu tespiti, peygamberlik müessesesini ve risaletin insani boyutundaki mükemmelliği anlamak açısından çok mühimdir:
Şifrelerin Çözümü Yüksek Bir Akıl Gerektirir.
- Muhatabın Seviyesi: Bir şifrenin büyüklüğü ve derinliği, o şifrenin gönderildiği muhatabın da zekâ seviyesini gösterir. Sıradan bir insana yüksek kriptolar, diplomatik şifreler veya karmaşık matematiksel kodlar verilmez. Çünkü muhatap bunu kaldıramaz veya çözemez. Allah (c.c), Kur'ân'ın başına bu ilahi şifreleri koyarak, doğrudan muhatabı olan Hz. Muhammed (asm)'in bu derin kodları anlayabilecek, taşıyabilecek ve hazmedebilecek bir "fevkalade zekâya" sahip olduğunu ilan etmiş olur.
- Vahyin Ağırlığını Taşımak: Risalet (peygamberlik) vazifesi, sadece söylenen sözleri aktarmaktan ibaret değildir. O sözlerin arkasındaki derya gibi manaları ruhunda hissetmeyi gerektirir. Beşer fikrinin yetişemediği o harflerin arkasındaki ilahi muradı bir anda kavrayıp hayatına rehber etmek, ancak insanlık tarihinin en yüksek, en berrak ve en harika zekâsına sahip olmakla mümkündür.
- İ'caz (Mucizelik) Boyutu: Kur'ân, indiği dönemin en büyük edebiyatçılarına, şairlerine meydan okuyordu. Onların en dahi olanları bile bu tekli harflerin (Elif-Lâm-Mîm gibi) dizilişindeki azameti ve altındaki derinliği çözemezken, Peygamber Efendimiz (asm) o harflerin getirdiği ilahi mesajı tam bir vukuufiyetle temsil ediyordu. Bu durum, dost ve düşman herkese onun zihnî ve kalbî üstünlüğünü fiilen gösteriyordu.
- Özetle: Şifreli mektuplar, ancak o şifreyi anlayabilecek dehalara gönderilir. Sure başlarındaki o gizemli harfler, âdeta satır arasından bize şunu fısıldar:
"Bu kitabın muhatabı olan zat, sıradan bir insan değildir; beşer üstü bir zekâya, fetanete (peygamberane zekâya) ve kalbî genişliğe maliktir ki, İlâhî şifrelerin anahtarı ona emanet edilmiştir."
İlave bilgi için tıklayınız:
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü