"Şu âlem-i ekberi mülk şeklinde inşa etmekle beraber, şu insanı dahi öyle bir surette halk etmiştir..." Burayı insanda bulunan ve öncesinde sayılan özellikler açısından izah eder misiniz? Buradaki, "dava"dan kasıt nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Şu âlem-i ekberi mülk şeklinde inşa etmekle beraber, şu insanı dahi öyle bir surette halk etmiştir ve ona öyle cihazat ve âletler ve havas ve hissiyatlar ve bilhassa nefis, hevâ ve ihtiyaç ve iştiha ve hırs ve dâvâ vermiştir ki, o geniş mülkünde, bütün mülke muhtaç bir memlûk hükmüne getirmiştir.

Kâinata âlem-i ekber, insana ise âlem-i asgar deniliyor. Nur Külliyatında insanın “bu kâinat ağacının meyvesi” olduğunun beyan edilmesinde insanın iki ayrı ciheti birlikte nazara veriliyor: Birisi kâinatın insanın hizmetine verilmesi cihetiyle insanın en mükemmel ve mükerrem bir mahlûk olduğu, diğeri ise insanın bütün bir kâinata muhtaç olması cihetiyle de âlemlerin Rabbi olan rabbine daima şükür ve hamd etmesi gerektiği.

Diğer canlıların kâinatla münasebetleri sadece ihtiyaçlarını temin ve bulundukları mekân ile sınırlı olduğu halde, insan kendisine ihsan edilen hislerin her biriyle kâinatla ayrı bir münasebet halindedir. Sadece bir misal verelim. Bir hayvan, görme nimeti sayesinde sadece rızkını, bulunduğu mekânı seyredebilir. Ama akla sahip olmadığı için bu seyir onu tefekküre, hamde, hayrete götürmez; dar bir dairede kalır. İnsan ise sadece bulunduğu mekânı ve beldeyi değil, güneşi, ayı yıldızları seyretmekte, dağları ovaları, denizleri temaşa etmektedir. Bu seyir onun için hem bir ihtiyaç hem de büyük bir şükür vesilesidir. Bir hayvan da dahilî ve haricî çok nimetlere muhtaçtır, ancak bunun şuurunda değildir. Gündüz olunca yuvasından çıkar ve rızkını aramaya başlar, ama gündüzün gelmesi için dünyanın saatlerce seyahat ettiğini bilmediği gibi, yolunu gösteren ışığın güneşten geldiğini de bilmez. Nefes aldığında emdiği havanın ciğerlerine gittiğini ve kanını temizlediğini de bilmez. Yine bir hayvan kendi iç organlarına olan ihtiyacının da şuurunda değildir, tâ ki onlar için şükür ve hamd ü senada bulunsun.

İşte insan, kendisine ihsan edilen maddî ve manevî cihazlarla bütün bir âlemle münasebet halindedir ve bunun şuurundadır. “Bütün mülke muhtaç bir memluk” olmasının büyük bir İlâhî ihsan olduğunu idrak eder.

Dava, burada, Cenab-ı Hakk'tan hayır ve rahmet dilemek anlamındadır.

Davanın diğer bir manası da dua ve çağırmak demektir. Yani insan kainatta her şeye muhtaç ve ihtiyaç içinde olduğu için her ihtiyaç anında Allah’a davada, yani dua ve yardım talebinde bulunuyor, demektir.

Davayı, ihtiyaç dili ile Allah’ı imdada ve yardıma çağırmak diye de özetleyebiliriz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

aysenkal
Allah razı olsun, çok teşekkürler. aeo
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...