"Şu kâinatın Sani’-i Zülcelali, Vâcib-ül Vücud’dur. Yani: Onun vücudu zâtîdir, ezelîdir, ebedîdir, ademi mümteni’dir, zevali muhaldir." ifadesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Şu kâinatın Sâni-i Zülcelâli, Vâcibü'l-Vücuddur.”

Vücud, varlık demektir. Allah’ın varlığı vacibdir. Üstadımızın ifadesiyle; “Onun vücudu zâtîdir, ezelîdir, ebedîdir, ademi mümtenidir, zevâli muhaldir.”

“Şu kâinatın Sâni-i Zülcelâli” ifadesi bize şu dersi vermektedir. Bu kâinatı Allah yapmış ve yaratmıştır. Kâinatta her şey mahlûktur, Allah ise vacibü’l-vücuddur, bütün varlıkları yokluktan kurtarıp var edendir. Kâinatın varlığı zâtından değildir, onun Sanii yok olmasını irade ettiğinde yok olur. Allah’ın varlığı ise zatîdir, yani varlığı zâtının lazımıdır. Üstadımızın Kudret bahsinde ifade ettiği gibi; “bir şey zatî olsa onun zıddı ona araz olamaz.” Allah’ın da varlığı zatî olduğu için, O’nun varlığına yokluk yanaşamaz; “ademi mümtenidir, zevâli muhaldir.” O, ezelde var olduğu gibi, varlığı ebeden devam edecektir.

Vacibin sıfatlarından birisi, “zatî olmak”, yani bir başkasının var etmesiyle var olmayıp, varlığı kendi zatından olmaktır. Mümkin sınıfına giren bütün mahlûkatın ise, varlıkları kendi zatlarından değildir.

“Çünkü kudret Sâniin zatına zatîdir, arazî değildir. Acz, kudretine tahallül edemez. Kudretin bir lem’asına zerreler, şemsler mütesavidir. Büyük, küçükten ağır ve zahmetli değildir.” (Mesnevi-i Nuriye)

Araz; “bir şeyin zatında olmayıp, ona sonradan ilave edilen hususiyetler, arızî haller” demektir; lambanın ışığı yahut duvarın boyası gibi.

Allah’ın kudreti zatîdir; yani kendi zatından olup, hariçten verilmiş değildir.

“Bir şey zatî olsa onun zıddı ona arız olamaz.” (29. Söz)

Bizim kudretimiz zatî olmadığı için acze düşüyoruz, hayatımız zatî olmadığı için ölüyoruz, gençliğimiz zatî olmadığı için ihtiyarlıyoruz ve sıhhatimiz zatî olmadığı için hastalanıyoruz.

Allah’ın kudreti zatî olduğundan ona acz tahallül edemez, yani onun içine giremez. Acz giremeyince de bir ile bin, zerre ile küre, az ile çok, cüz ile kül o kudret için eşit olur; hepsini aynı kolaylıkla yaratır ve idare eder.

“Ne zatında, ne sıfatında, ne ef’alinde naziri yoktur, misli olmaz, şebihi yoktur, şeriki olmaz.” (30. Lem’a)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...