Block title
Block content

Suizan konusu Risale-i Nur'da nasıl anlatılmaktadır? Suizan şeytandan mı, nefisten mi, yoksa her ikisinden mi?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Dördüncü Hastalık: 'Sû'-i zan'dır."

“Evet, insan hüsn-ü zanna memurdur. İnsan, herkesi kendisinden üstün bilmelidir. Kendisinde bulunan sû'-i ahlâkı, sû'-i zan saikasıyla başkalara teşmil etmesin. Ve başkaların bazı harekâtını, hikmetini bilmediğinden, takbih etmesin. Binaenaleyh eslaf-ı izamın hikmetini bilmediğimiz bazı hallerini beğenmemek, sû'-i zandır. Sû'-i zan ise, maddî ve manevî içtimaiyatı zedeler.”(1)

Mesnevinin Arapça orijinalinde şöyledir (mealen):

“Ey nefis, senin hastalıklarından biri de su-i zandır. 'Aç olan, diğer insanları aç tevehhüm eder.' hükmüyle hastalığın ve riyan sebebiyle eslaf-ı izama (önceki devirlerdeki din büyüklerine) su-i zanda bulundun. Ama gördün ki gözünü yummakla ancak kendine gece yaptın.”

Nefis, insandaki nebati ve hayvani his ve arzuların tamamından hasıl olan bir terimdir. Şeytan ise, nefisteki bu nebati ve hayvani arzuları tahrik ile kullanmaya çalışan bir insan düşmanıdır. Yani insanın işlemiş olduğu her türlü günah ve kötülüklerde hem nefsin hem de şeytanın bir hissesi vardır.

Suizan, insanlar hakkında kötü düşünceler ve haksız ithamlar beslemektir. Suizan, dinimizce yasaklanmış bir davranıştır. Bu yüzden mutlak surette suizan etmememiz gerekir.

Suizan, toplumsal hayatı zehirleyen tehlikeli bir manevi hastalıktır. Bu yüzden toplumsal hayatı ve kardeşlik duygularını besleyen ve suizannın ilacı hükmünde olan hüsnüzan, dinimizce emredilmiştir. Hüsn-ü zan ise insanlar hakkında iyi ve güzel düşünceler beslemektir.

İnsanlar hakkında iyi düşünceler beslememiz, onların bazılarından gelebilecek zararlara ve tehlikelere karşı tedbir almamıza engel değildir.

Mesela, ticaretimizde sağlam bir sözleşme ve senet düzenlemek suizan kapsamına girmez, bu ayet ve hadislerce emredilmiş bir vesikadır. İnsanlar hakkında iyi ve güzel düşüneceğiz, ama tedbiri de elden bırakmayacağız.

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Katre.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

yuvam

Burada bir makam var.  Şeriat zahire hükmeder. Zahir hüsnü zan gerektirmiyorsa biz batını bilemeyiz. Bu şeriat koca hallacı idam etti. Zahire yansıyan kötü halleri hüsnü zanla tevil edebilirmiyiz? Biz zahire bakarız. Ölçümüz Kuran ve Sünnettir. Ona uygun değilse hala hüsnü zanla tevil edebilirmiyiz?  Bu yanlış olmaz mı?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (editor)

"Şeriat zahire bakar kaidesi", İslam hukukunda, kişi hakkında hüküm verilirken, daha ziyade zahire bakarak karar verilir. Yetkili ve karar verme  konumunda oldukları için, bu şekilde hareket etmeleri maslahat icablıdır. Aksi taktirde, hakim kendi zannına bağlı olarak istediği yorumu yaparak kişiyi istediği şekilde cezalandırabilir veya af edebilir.
Kararı hakimin inisiyatifine ve zannına bırakmamak için, zahire göre hüküm vermekle mecbur kılınmıştır.
Fakat içtimai hayatın maslahatı icabı, insanlar birbirlerinin davranışlarını hüsn-ü zanla karşılamalı. Herkesin su-i zanla hareket ettiği bir toplumda huzur ve saadetten bahsedilemez.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
yuvam
Uzun bir süredir girme imkanım olmamıştı. Merhabalar. Hüsnü zan ve " Müminin ferasetinden sakınınız o baktımı Allah'ın nuruyla bakar hadisi şerifini" sav. ve Mümin bir delikten iki defa girdirilmez hadisi şerifini baz aldığımızda Müminin hüsnü zan ettiğini fakat tedbirli olması gerektiğini de anlıyorum. Davranışları şaibeli ve tehlike arzeden bir insana ve kalbimin soğukluk hissettiği bir insana hiçbir şey yokmuş gibi davranmalımıyım? Bu mümkün mü? Hazreti Öimer Efendimiz: Kalbinizin soğukluk hissettiği insanlara dikkat ediniz buyuruyor.Buna ne diyeceksiniz?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Hüsnü zan ademi itimad ölçüsü ile hareket etmeliyiz.

İnsanlar hakkında güzel ve olumlu düşünmemiz gerekiyor bu bizim İslam olmamızın bir gereğidir lakin güzel ve olumlu düşünmemiz tedbirli olmamız ve sağlam sözleşmeleri yapmayacağımız anlamına gelmez. Yani birisi hakkında kötü zanda bulunmayacağız ama ticaret veya başka bir iş yaparken de tedbirli ve uyanık olacağız. İnsanlar hakkında iyi ve güzel zanda bulunmak aldatılmaya ve zarar görmeye kapı açmaması gerekir. Mesela bir kardeşimizle ticaret yaparken senet almak veya sözleşme yapmak hüsnü zanna zıt değildir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...