Block title
Block content

Tahavvülât-ı zerrâtın “Nakkâş-ı Ezelînin kalem-i kudreti” ve “kitab-ı kâinatta yazdığı âyât-ı tekvîniyenin hengâmındaki ihtizâzâtı ve cevelânı” olmasını detaylıca izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Zerrelerin tahavvülü, yani halden hale, tavırdan tavıra değişimi, titreşimi veya hareketi tesadüfi bir hareket değildir. Bir kitabı yazarken yazılan manalı kelimeler katibinin ilmi ve iradesi ile kaleminin bir gayeye göre hareketi ile vücud bulmaktadır. Kainat kitabında yazılan harfler, kelimeler ve sayfalar Allah’ın ilmi, iradesi ve kudreti ile kainata koyduğu kanunlar çerçevesinde yazılmakta ve yaratılmaktadır.

Kainatta cari olan dört temel kuvvet vardır. Havadaki bir oksijen molekülünü (O2) zerre olarak ele alırsak; bu molekülü oluşturan oksijen atomunun çekirdeğinde, sekiz proton ve sekiz nötron, şiddetli çekirdek kuvveti ile bir arada tutulmaktadır. Çekirdeğin etrafında mevlevi gibi hareket eden elektronlara etki eden kuvvet ise elektrik kuvvetidir. Elektrik kuvveti iki oksijenin bir molekül oluşturmasında da önemli rol oynar. Oksijen molekülü, havada iken uzaya kaçmayıp atmosferde tutulması yerçekimi kuvvetinin etkisi iledir. Oksijen molekülü havada sesi iletirken belli kanunlar çerçevesinde görev yaptığı gibi, solunum sistemimizde veya hücrelerimizde enerji üretiminde vazife yaparken çeşitli fizik, kimya ve biyoloji kanunları çerçevesinde istihdam edilirler ve hareket ederler.

Oksijen molekülü, fotosentez işlemi ile bitkilerden havaya hikmetli bir tasarruf ile salıverilirken de kanunlar çerçevesinde iş görürler. Yani bir zerre kaderden aldığı yol haritasına göre hareket edip ona göre şekillenir. Zerrelerden oluşan tohumlar, çekirdekler, nutfeler ve yumurtalar da aynen zerre gibi kaderin çizdiği yol haritasına göre hareket ederler. Yani bütün zerrelerin hareketi kader planına göredir, zerre kadar tesadüf ve gayesiz bir hareketlenme yoktur.

Bütün mevcudatta görünen bütün hikmetli işler, Allah’ın ilmine işaret eder. Hz. Üstad bu konuda Mektubat isimli eserinde şöyle der: 

“…Çünkü hikmet ile iş görmek ilim ile olur. Hem bütün inayetler (yardımlar), tezyinatlar (süslemeler) o ilme işaret eder. İnayetkârane, lütufkârane iş gören; elbette bilir ve bilerek yapar. Hem her biri birer mizan içindeki bütün intizamlı mevcudat ve her biri birer intizam içindeki bütün mizanlı ve ölçülü hey'at, yine o ilm-i muhite işaret eder. Çünkü intizam ile iş görmek, ilim ile olur. Ölçü ile tartı ile sanatkârane yapan, elbette kuvvetli bir ilme istinaden yapar.”(1)

(1) bk. Mektubat, Yirminci Mektup, İkinci Makam.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...