Tahayyül-ü küfür ve tevehhüm-ü küfür, küfür değildir. Dalaleti tasavvur etmek de dalalet olmadığına göre, “batıl şeyleri iyice tasvirin safi zihinleri idlal” olmasını nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

- İnsan hırsızlık yapmayı hayal etmekle hırsız olmadığı gibi, küfre girdiğini vehmetmekle de kâfir olmaz. Aynı şekilde, sapık bir fikri tasavvur eden kişi de o fikre sapmış olmaz.

“Batıl şeyleri tasvir” bunlardan farklıdır. İnsanın batıl bir şeyi hayal etmesi veya tasavvur etmesi başka, onu başkalarına tasvir etmesi daha başkadır. Bu tasvirde ölçü kaçırılırsa, karşıdaki şahsa bilmeyerek zarar verilebilir.

Yanlış bir fikri başkalarına kötüleyerek anlatan bir kişi, o fikrin detaylarına girdiği taktirde, bunların tümünü cevaplandırması ve çürütülmesi gerekir ki, karşısındaki kişi bu tasvirden zarar görmesin. Aksi halde, muhatabını şüpheye düşürme tehlikesi vardır. Bunun en açık örneği ahlâksızlık aleyhinde yapılan konuşmalardaki ölçüsüzlüklerde görülür. Ahlâksızlık hakkında genel bir değerlendirme yapmak, zararlarını ortaya koymak faydalı olabilir. Ama edep ve iffet dışı şeyleri, -güya aleyhte konuşma adına- detaylı olarak nakleden kişi muhataplarına, özellikle de gençlere büyük zarar verir.

En sağlam yol, koruyucu hekimlikte olduğu gibi, batıl şeyleri hiç nazara vermeden onlara kapılmamanın ön hazırlıklarını sunmak, tedbirlerini öğretmektir. Bunun en güzel örneğini Nur Külliyatı'nda görüyoruz. Bir Nur talebesi nice batıl cereyanlardan, sapık görüşlerden ve yanlış itikatlardan uzak kalarak istikamet üzere bulunur. Ama Nur Külliyatı'nda bunların hiçbiri bütün detaylarıyla anlatılmaz. Sadece, gerekli hallerde mücmel olarak bilgi verilir, çareler ise -hastalıkların teferruatına girilmeksizin- bütün detaylarıyla sunulur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yükleniyor...