Tarafsız bakma muvakkat bir dinsizlik olarak ifade ediliyor. Halbuki tahayyül-ü küfür ve tasavvur-u küfür, küfür olmadığı gibi; hakikati daha iyi anlamaya da vesile olmaz mı?
Değerli Kardeşimiz;
"Dedim: Ey şeytan! Bîtarâfâne muhakeme, iki taraf ortasında bir vaziyettir. Halbuki hem senin, hem insandaki senin şâkirdlerin, dediğiniz bîtarâfâne muhakeme ise; taraf-ı muhalifi iltizâmdır, bîtaraflık değildir. Muvakkaten bir dinsizliktir. Çünkü Kur'ana kelâm-ı beşer diye bakmak ve öyle muhakeme etmek, şıkk-ı muhalifi esas tutmaktır. Batılı iltizâmdır, bîtarâfâne muhakeme değildir, belki batıla tarafgirliktir." (Mektubat, 26. Mektup, Birinci Mebhas)
Bir an dahi olsa Kur’an’ın Allah kelamı olmadığını düşünen kişi, Kur’an'ın beşer kelamı olduğuna da yüzde elli ihtimal vermiş oluyor. Bu ise dinsizliğe de bir pay verip, Kur’an'a o nazarla bakmayı netice verir.
“Kur’an’a beşer kelamı diyenlere ne cevap verelim?” diye bir araştırma yapan kişinin, bu konudaki araştırmaları, tahayyül-ü küfür ve tasavvur-u küfür gibi görünse de küfür değildir. Bu, hakikati bulma ve Kur’an düşmanlarına cevap verme noktasında meseleyi bütün boyutlarıyla ele almadır. Fakat şeytanın ve onun tilmizlerinin yaptığı bundan çok farklıdır. Onlarda temel fikir, Kur’an'ın beşer kelamı olduğudur. Onlar, küfürlerini başkalarına da kabul ettirmek, zihinleri bulandırmak ve kalplere şüphe atmak niyetiyle tarafsızlığı savunmaktadırlar. Aslında, kendileri küfür tarafındadırlar, Kur’an'ın Allah kelamı olduğunun karşısındadırlar. Onların Kur’an'a bakışları kesinlikle tarafsız değildir. O gibi telkinlere kapılarak tarafsız bakan kişi de muvakkaten onların safına geçmiş olur. Burada verilen mesaj ve dikkat çekilen tehlike budur.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü