"Vazife-i imaniye", "hizmet-i Kur'aniye", "ehl-i hakikat ve tarikat" ifadelerini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hizmet-i Kur'an ve iman" ifadeleri teyid için kullanılmış olabileceği gibi, aralarındaki fark dikkate alınarak da kullanılmış olabilir.

Hazreti Adem (as)'dan günümüze gelen dava, iman davasıdır. Efendimiz (asv)'dan sonra ise, iman davası ve Kur'an'ın ihtiva ettiği daha geniş ve cami bir dava vardır.

Kur'an, hem imanı ihtiva ettiği gibi, diğer taraftan da kendine has bir hukuk ve ibadet ile muamelatı da ihtiva etmektedir. Yani iman ve amel bütünlüğü. Hayatı bir bütünü ile kucaklayan bir davadır Kur'an davası. Ancak diğer semavi dinlerde bu bütünlük tam anlamı ile sağlanamamıştır. Bunda insanların seviyesi ve zamanın şartları önemli etken olmuştur. Bütün insanlığa hitap eden ve evrensel olan Kur'an davası ise, bu bütünlüğü ortaya koymuş ve güzel örnekleri ile hayata yansıtmıştır.

"Tarikat ve hakikat" ise, bazı mesleklere sembol olmuş isimlerdir. Bu sembollere dikkat çekilmiştir. Malum tarikat; yollar demektir. Bütün hak tarikatlar ise Kur'an'dan alınmıştır. Dolayısı ile gerek kendilerine kalbi hayatı esas alarak hizmet eden tarikatlar ve gerekse akıl ve kalp bütünlüğünü dikkate alarak hareket eden diğer mesleklere hitap etmektedir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...