"Ve bu dehşet-engiz tahavvülât içinde kahhârâne fırtınaların hiddetli, ekşi simaları arkasında rahmetin ve hikmetin güler, güzel yüzleri görünür." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Şu kâinat içindeki büyük ve dehşetli değişimler, yani hiçbir şeyin sabit ve kararında kalmayıp sürekli gelip gitmesi, zelzele, sel ve kuraklık gibi büyük afetler, hastalık ve ölüm gibi büyük hâdiselerin ekşi yüzlerinin arka cephesinde Allah’ın rahmet ve hikmetinin tatlı ve güler yüzü hükmediyor.

Mesela kar’ın soğuk ve üşütücü yüzünün arkasında, milyonlarca bitki ve hayvanların hayat kaynağı olan suya ve başka hikmetlere gebe olması vardır. Bunun gibi bilmediğimiz sayısız rahmet ve hikmet cilveleri kara takılmış.

“Kar’ın o bârid, tatsız perdesi altında o kadar hararetli gayeler ve öyle şeker gibi tatlı neticeler vardır ki, tarif edilmez." (18. Söz)

Kar, tüm canlılar ve tabiat için çok faydalı bir yağış şeklidir. Kar’ın bu tatlı fayda ve neticelerinden bir kısmını şöyle sıralayabiliriz:

Kar’ın, tarım toprağını koruması ve nemli tutmasında ehemmiyeti büyüktür.

Kar suyu, topraktaki potasyum, kalsiyum, demir gibi mineralleri çözerek bitkilerin beslenmesini sağlar.

Kar, yeryüzü ve yeraltı su rezervlerinin en mühim kaynağıdır.

Kar sayesinde barajlar dolar ve enerji olarak bize döner.

Karda bulunan amonyak, karın erimesiyle birlikte toprakta kalır. Bu amonyak, azot bakterileri tarafından kalsiyum nitrat gibi azot tuzlarına çevrilerek bitkilerin azot ihtiyacını karşılar.

Bitkiler üzerinde koruyucu bir örtü teşkil eder.

Hem mesela; ölümün zahiri yüzü alışmış olduğumuz dünyadan ve dostlardan bir ayrılık bir azap gibi görünse de ebedî bir saadete ve bütün dostlara kavuşturur. Kabir ise bedenimizi yutan ve çürüten bir kuyu değil, cennet bahçelerine ve nuranî âlemlere açılan bir kapıdır.

Kabir kapısının arka ciheti, yâni ölüm sonrası berzah hayatı mü’minler için büyük bir rahmettir. Hadis-i şerifte cennet bahçelerinden bir bahçe olarak tarif edilen bu hayat, dünyadan daha güzel ve daha saadetlidir. Ön cihetinin azap olması, görünürde insanın bütün dostlarından ayrılması, bedeninin çürüyüp dağılmaya terk edilmesi yönüyledir. Bütün bunlar ruha ulaşmaz ve ruh bunlardan hiçbir keder ve üzüntü duymaz. İmanla göçen bir ruh berzah âleminde cennet hayatı yaşar. Cennete girmekle görebileceği ve sohbetlerinde bulunabileceği bütün sevdiklerine kavuşmanın sefasını sürer.

İşte bu gibi hâdiselere imanın nuru ve gözlüğü ile bakılırsa, her şeyin hakikati ve iç yüzü anlaşılır, hiddetli, dehşetli ve ekşi gibi görünen cihetler güzel ve tatlı şekillere dönüşür ve insana hakiki saadeti tattırır.

Gök gürültüsü ve şimşeğin ardından rahmet dökülür. Bir anne çektiği büyük sancı neticesinde evlat sahibi olur. Toprak altında parçalanan bir çekirdek koca bir ağacı netice verir. Damaklarının yarılmasından dolayı acı çeken çocuk inci gibi dişlere kavuşur.

Kıskançlığın, kuyuya atılmanın, iftiraya uğrayıp hapse girmenin neticesi Mısır'a sultan olmaktır.

Ama küfür ve gaflet gözlüğü her hâdiseyi azaplı ve dehşetli gösterir ve hayatı zehir eder.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...