"Vücudunu Mucidine feda et. Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın. Çünkü feda etmediğin takdirde ya bad-ı heva zail olur, gider..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Vücudunu Mûcidine feda et. Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın. Çünkü, feda etmediğin takdirde, ya bâd-ı hevâ zâil olur, gider, veya Onun malı olduğundan, yine Ona rücû eder." (Mesnevi-i Nuriye, Habbe)

Bediüzzaman Hazretlerinin Mesnevi-i Nuriye eserinde yer alan bu vecize, insanın kendi vücuduna dair mülkiyet davasını ve bu varlığı nasıl değerlendirmesi gerektiğini sarsıcı bir kâr-zarar analiziyle ortaya koyar.

Metinde saklı olan derin hakikatleri şu şekilde tahlil edebiliriz:

Vücudun Gerçek Sahibi ve "Feda" Kavramı: Metindeki "feda etmek", insanın hayatını körü körüne yok etmesi değil; cüz'î iradesini, enerjisini, gençliğini ve ömrünü onu var eden mucidinin (Allah'ın) rızası doğrultusunda kullanması demektir. İnsan, kendi varlığını kendi malı sayıp bencilce harcamak yerine, onu asıl sahibinin emirlerine göre istihdam ettiğinde manen feda etmiş olur.

Büyük Ticaret ("Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın"): Bu ifade, Kur'an-ı Kerim'deki "Allah, müminlerden canlarını ve mallarını, kendilerine cennet vermek üzere satın almıştır." (Tevbe, 9/111) ayetinin bir tefsiri niteliğindedir. Geçici, yıpranmaya mahkûm ve sınırlı bir hayatı Yaratıcıya satmanın bedeli; ebedi bir gençlik, kalıcı bir saadet ve cennet gibi muazzam bir fiyattır.

Feda Edilmediğinde Kaçınılmaz Sonlar: İnsan varlığını Allah yolunda kullanmadığı takdirde önünde iki ihtimal kalır ve ikisi de insan için serbest bir kazanç kapısı değildir:

Bâd-ı hevâ zâil olmak: Ömür nimetinin boş yere, faydasızca, günahlar veya malayani işler içinde eriyip gitmesidir. Gençlik ve sağlık, insan istese de istemese de zaman nehrinde akıp yok olacaktır.

Yine ona rücu etmesi: İnsan vücudunu feda etmese, hatta onu inkâr veya isyanla kendisininmiş gibi sahiplense bile, ölüm anında o vücut zorunlu olarak asıl sahibine geri dönecektir. Çünkü mülk emanettir ve emanetçi ne kadar direnirse dirensin, mülkün gerçek sahibi emanetini geri alır.

Metnin özeti aslında çok rasyonel bir hakikate dayanır: Elimizdeki sermaye olan hayatımız her hâlükârda elimizden çıkacaktır. Akıllıca olan; zaten elimizde tutamayacağımız bu sermayeyi boş yere çürütmek yerine, asıl sahibine satarak onu ebedileştirmek ve karşılığında sonsuz bir kazanç elde etmektir.

İlave bilgi için tıklayınız:

- Hikayedeki beş mertebe kâr ile beş derece hasareti maddeleştirerek izah edebilir misiniz?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 66
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...