"Sen burada misafirsin. Ve buradan da diğer bir yere gideceksin. Misafir olan kimse, beraberce getiremediği bir şeye kalbini bağlamaz..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Sen burada misafirsin. Ve buradan da diğer bir yere gideceksin. Misafir olan kimse, beraberce getiremediği bir şeye kalbini bağlamaz. Bu menzilden ayrıldığın gibi, bu şehirden de çıkacaksın. Ve keza, bu fâni dünyadan da çıkacaksın. Öyle ise, aziz olarak çıkmaya çalış." (Mesnevi-i Nuriye, Habbe)

Bediüzzaman Hazretlerinin Mesnevi-i Nuriye adlı eserinde yer alan bu vecize, insanın varoluşsal konumunu "misafirlik" simgesi üzerinden ele alarak, hayata bakış açımızı kökten değiştirecek pratik ve ahlaki bir reçete sunar.

Metindeki derin hakikatleri şu başlıklar altında inceleyebiliriz:

Gerçekçi Bir Aidiyet Bilinci (Sen burada misafirsin):

İnsanın hayattaki en büyük yanılgılarından biri, geçici olarak bulunduğu bir mekânı veya durumu ebedi sanmasıdır. "Misafir" tanımı, peşinen bir ayrılığı ve mülk sahibine ait olma durumunu barındırır. İnsan bu dünyada malik (sahip) değil, sadece muvakkat bir faydalanandır.

Kalbî Bağın Sınırları (Beraberce getiremediği bir şeye kalbini bağlamaz):

Bu cümle, rasyonel ve akılcı bir yatırım tavsiyesidir. Kişi, bir otel odasından ayrılırken oradaki mobilyaları sahiplenmeye çalışmaz; çünkü onları yanında götüremeyeceğini bilir. İnsan da ölüm kapısından geçerken maddiyatı, makamı ve dünyevi unvanları geride bırakacaktır. O halde kalbin, yani insanın en kıymetli hissiyatının, götürülemeyecek fâni şeylerle heba edilmemesi gerekir. Kalp, sadece ebediyete uzanan ve ölümle yok olmayan değerlere (iman, salih amel, güzel ahlak) bağlanmalıdır.

Kademeli Ayrılış Gerçeği:

Metin, insanı bekleyen kaçınılmaz vedaları mikrodan makroya doğru sıralar: Önce bulunulan menzilden (evden / konaklama yerinden), sonra şehirden ve nihayetinde bu fâni dünyadan çıkış gerçekleşecektir. Hayat, sürekli bir kabuk değiştirme ve bir sonraki aşamaya doğru ilerleme yolculuğudur.

Hayatın Nihai Hedefi (Aziz olarak çıkmaya çalış):

"Aziz olarak çıkmak", dünyadan izzetle, şerefle, günahlardan arınmış ve alnı açık bir şekilde ayrılabilmektir. Dünyanın fâni ve geçici olması, onu tamamen terk edip pasifleşmek anlamına gelmez. Aksine, buradaki kısa süreyi öyle onurlu ve temiz yaşamalıyız ki, ebedi olan diğer diyarda bizi izzetli bir karşılama beklesin.

Özetle bu vecize; insanı dünyadan tamamen koparmayı değil, dünya ile olan bağını doğru yöneterek baki olanı fâni olana feda etmemesini hedefleyen evrensel bir hayat kılavuzudur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 85
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...