Ahirette esbab dağdağasının ve vesâitin karanlık perdelerinin olmaması ne demektir? Allah'a perdesiz kavuşmayı nasıl anlayabiliriz? Söz konusu esma ve sıfatların öne çıkarılmasının hikmeti ne olabilir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Esbab dağdağasından ve vesâitin karanlık perdelerinden kurtulup, Rabb-i Rahîmlerine, makarr-ı saltanat-ı ebedîsinde perdesiz kavuşacaklar. Doğrudan doğruya, herkes, kendi Hâlıkı ve Mâbudu ve Rabbi ve Seyyidi ve Mâliki kim olduğunu bilecek ve bulacaklar."

“Esbab bir perdedir. Çünkü izzet ve azamet öyle ister. Fakat iş gören, kudret-i Samedaniyedir. Çünkü tevhid ve celâl öyle ister.” Sözler

Meyveyi yaratan ve onda Rezzâk ismini tecellî ettiren Allah’tır. Ağaç, toprak, su , bahar, güneş hep birer sebep, birer perde ve vasıtadırlar. Bunlar ne tek olarak ne de bir araya gelerek bir elma yapma iradesinden, ilminden ve kudretinden mahrumdurlar. Başka bir risalede beyan edildiği gibi, “o elma kâinat tezgâhında dokunmaktadır”. Kâinata sahip olmayan elmanın mucidi olamaz. Kâinatın tümü ve onda vazife gören bütün sebepler ve vasıtalar birer perde olmaktan öteye geçemezler.

Bir perdenin arkasından bize bir nimet uzatılsa perdeye teşekkür etmek ve nimeti ondan bilmek aklımızdan geçmez.

Meyve ağacı bir perdedir; rızkı, Rezzâk olan Allah vermektedir.

Anne ve baba birer sebep, birer vasıtadırlar, insanı yaratan ise Allah’tır.

Deniz ayrı bir perdedir, balıkları yapan deniz değil, denizin sahibidir.

Bu perdelerin bir görevi de insanlar için bir imtihan vesilesi olmalarıdır. Kim meyveyi Allah’tan bilecek, kim o kudret mucizesini ağaca, maddeye veya tabiata verecektir. Bu imtihanı kazanan ehl-i iman cennette sayısız ve akıl almaz harika ihsanlara perdesiz kavuşacaklardır. Artık meyve yemek için baharın gelmesi beklenmeyecek, yağmurun yağması gözlenmeyecektir. Bir meyve dalından koparıldığında o daha kişinin ağzına gitmeden yerine hemen yenisi yaratılacaktır.

Perdesiz kavuşma ifadesi iki ayrı manayı ifade etmektedir:

Birisi esbap perdeleri ortadan kalkarak, nimetler doğrudan Allah’tan bilinecek, şükür ve minnettarlıklar O’na yapılacaktır. Diğer mana ise cennette Rabbimizi doğrudan görmemiz ihsan edilecektir.

Söz konusu esmanın öne çıkarılmasının hikmetine gelince:

Bakara Suresinin başında, Cenab-ı Hak Kur’ânın muttakiler için bir hidayet olduğunu beyan ettikten sonra takva ehli kullarının vasıflarını sayarken ilk olarak; “onlar gayba iman ederler” buyurur. İşte gayba iman eden, yani Allah’ı ve diğer iman hakikatlerini görmediği halde onlara kalben inanan bir mümin, bir ömür boyu iman ettiği Halık’ını ve ibadet ettiği Ma’bud’unu cennette bulacak ve bilecektir. Bu bulma ve bilme cenneti çok gerilerde bırakan sonsuz bir haz ve sürur kaynağıdır.

Cenab-ı Hak bu dünyada sebepleri, iş ve icraatlarına bir perde, bir vasıta yapmıştır. Yani elmayı ağacın eliyle, yumurtayı tavuğun vasıtası ile bize ikram ediyor. Her nimetin ardında işleyen rahmet ve kudret elinin önünde sebepler vaz edilmiş. Bu yüzden net ve berrak bir şekilde Allah’ın rububiyet ve uluhiyetini sebepler arkasında göremiyoruz.

Deha derecesindeki filozofların sebepleri ilahlaştırması ve sebepler arkasında işleyen Allah’ın rahmet ve kudret elini görememesi meselemizi izah ve ispat eder.

Ama ahiret aleminde, bu sebepler aradan kalkıp, direkt olarak Allah’ın rahmet ve kudret eli iş göreceği için, perdesiz olarak Allah’ın rububiyet ve uluhiyetini seyredeceğiz. Sebepler olmadığı için, doğrudan her nimet ve ikramın arkasında Allah’ın isim ve sıfatlarını bizzat göreceğiz. Halbuki bu alemde, ehli iman bile çok kuvvetli bir tefekkürden sonra ancak görebiliyor.

Üstat bu ibareler ile sebeplerin ahiret aleminde olmayacağını ve perdesiz olarak Allah’ın isim ve sıfatlarını göreceğimizi kast ediyor.

İnsanlar, dünyada imtihan gereği, doğrudan doğruya Yaratıcılarını göremiyorlar. Sebepler perdesinin arkasında bir zatın varlığını aklımız ile bulsak da kafa gözlerimiz ile görmüyoruz. Ancak ahirette gittiğimizde herkes doğrudan doğruya Allah'ın zatını olduğu gibi görecek ve tanıyacaktır. Orada sebepler perdesi olmayacaktır.

Ahirette Allah, hem kendini ve hem de varlığı nasıl yarattığını kullarına doğrudan doğruya gösterecektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Ender56

"Yani, esbab dağdağasından ve vesâitin karanlık perdelerinden kurtulup."Üstadın burda sebepleri zorlu ve sıkıntılı olarak nitelmesinin hikmeti nedir izah eder misiniz?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Sebepler ve vasıtalar bizi Allah'a yaklaştıran, Onu hissettiren ve Ona yönelmemizi sağlayan faktörler oluyorlar. Allah zorluk ve sıkıntıları sebepler vasıtası ile gönderdiği için insan sebeplerden gelen bu sıkıntıların baskısı ile Allah'a sığınıyor. 
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...