"Alem-i melekût ve ervahta, ölmüş, vefat etmiş insanların ervâhı pek çok kesretle vardır..." cümlesini nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Şu içinde yaşadığımız şehadet âlemi, manevî ve uhrevî âlemlerin üzerinde ince ve tenteneli bir perde gibidir. İman nuru ile bakıldığında, o âlemleri seyretmek ve orada yaşayanlarla irtibata geçmek gayet mümkündür. Milyonlarca evliya ve asfiya o âlemlerle ve sakinleri ile irtibat kurmuşlardır. Bu kat’î ve inkâr edilmesi kabil olmayan bir haber hükmüne geçmiştir. Nasıl ki, hiç gitmediğimiz ve görmediğimiz bir ülkeyi oraya gidenlerin ve görenlerin var demeleri ile kabul ediyor ve tereddüde düşmüyor isek, aynı şekilde, hayatlarında zerre kadar yalan ve hilaf bulunmayan milyonlarca sadık ve müstakim âlim ve evliyaların gördükleri ve görüştükleri âlemleri ve sakinlerini inkâr etmek ya da tereddüde kapılmak akıl kârı olmasa gerek.

Kalp ve ruhları iman ve ibadet terbiyesi ile nuraniyet kazanan evliya ve âlimler de o âlemleri ve sakinlerini görüp görüşüyorlar ve münasebet içindedirler. Hatta avam insanlar da rüya yolu ile o ruhanîler ve meleklerle bir cihetle münasebet kurmuş oluyorlar. Nasıl ki telefon vasıtasıyla dünyanın en ücra köşesindeki biri ile konuşmak mümkünse, aynı şekilde manevî telefonlarla manevî âlemlerin sakinleri ile konuşmak ve görüşmek pekâlâ mümkündür.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...