"Ebedi bir cemal, fani bir müştaka ve zail bir dosta razı olmaz... Ebede gidip baki kalmazsa, fıtratındaki cemal-i sermediyeye karşı olan esaslı muhabbet yerine adavet bulunacaktır." Ne demektir?
Değerli Kardeşimiz;
"Çünkü ebedî bir cemal, fâni bir müştâka ve zâil bir dosta razı olmaz. Çünkü cemal, kendini sevdiği için, sevmesine mukabil muhabbet ister. Zeval ve fenâ ise, o muhabbeti adâvete kalb eder, çevirir. Eğer insan ebede gidip bâki kalmazsa, fıtratındaki cemâl-i sermediyeye karşı olan esaslı muhabbet yerine adâvet bulunacaktır..."
"... Çünkü insan, sevdiği ve kıymetini takdir ettiği bir cemâl-i mutlaktan ebedî ayrılmaktan gelen derin yarasını, ancak ona adâvetle, ondan küsmekle ve onu inkâr etmekle tedavi edebilir. İşte, kâfirlerin Allah'ın düşmanı olması bu noktadan ileri geliyor. Öyleyse, herhalde o cemâl-i ezelî, kendisinin âyine-i müştâkı olan insan ile ebedü'l-âbâd yolunda seyahatinde beraber bulunmak için, alâ külli hal, bir dâr-ı bekada bir hayat-ı bâkiyeye insanı mazhar edecek." (Lem'alar, 30. Lem'a, Altıncı Nükte)
İnsanın elde edemediği ve ulaşamadığı bir şeye düşman olması, fıtratının bir özelliğidir. Allah insanı ebedî hayata mazhar etmeyip, ebedî bir yokluğa ve hiçliğe mahkûm etse idi, insan kendi hissiyat ve ruhunu teskin etmek için Allah’a karşı düşmanlık edip kin bağlayacaktı. Onun sonsuz cemal ve kemalini unutmak için inkâra ve düşmanlığa yönelecekti.
Kâfirler ahiret hayatına inanmadıkları için, dünyada mazhar oldukları güzellikleri ve mükemmellikleri ebedî kaybetme endişesinden dolayı düşman vaziyetini alıyorlar.
İnsanın kalbine dercedilen nihayetsiz muhabbet hissi, sonsuz bir cemali sevmek için verilmiştir. Şayet sonsuz cemal sahibi, insanı ebedî bir yokluğa atsa, o sonsuz muhabbet sonsuz bir eleme ve düşmanlığa inkılap eder.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Kafir madem Allaha inanmıyorsa Ondan ebedî ayrılmaktan gelen derin yarası nasıl oluyor? Mesela misalde bir adam bir dünya güzeline aşık oluyor ama onu huzurundan çıkardığı için o adamdaki aşk adavete dönüyor yani bilerek, farkında olarak o dünya güzelinin cemalini inkar ediyor, ama insan bilmediği şeye düşmandır diyor, kainatta tezahür eden cemalî isimlerilyle müsemma olan Zatı, Cemal-i Mutlakı bilerek inkar etmek nasıl olur?
İnsan aklı ve şuuru bilmesede farkında olmasa da kalp, duygu ve latifeler sonsuz cemale müştak olarak kodlandığı için bu duygular boşluğu adavet ve düşmanlıkla doldurmaya çalışıyor.
Mesela bir ateistin aklı, şuuru her ne kadar Allah’ı inkar edip tanımasada kalbinde, ruhunda ve latifelerinde bir mabuda bir ebedi cemale karşı bir aşk bir meyil bulunuyor. Bu boşluğa ya Allah ile dolduracak ya da Allah’a düşmanlık ile dolduracak.
Ateistlik kavramı tanrıtanımazlık üzerine bina edilmiş bir kavramdır. Dolayısı ile ateistin tanımak istemediği Allah’ı bilmemesi ondan habersiz olması düşünülemez. Yani İlah kavramının olmadığı bir yerde ateistlikten söz edilemez. Ateizm bir tek İlahı kabul etmeme üzerine kurulmuş bir felsefedir. Hiç bilmediği haberi olmayan bir şeyi inkar etmek zaten mümkün değildir.
Kısaca birisi Allah’ı bir sebepten (gurur, kibir, ibadetin meşakkati vesaire) dolayı inkar etmek istiyor inkar ettiğinde kalbinde büyük bir boşluk açılıyor bu açılan boşluğu da inkar ettiği Allah’a düşmanlık ile dolduruyor.