Altıncı Medar’da rahmet-i ilâhîye nazara verilerek haşir ve saadet-i ebediye anlatılmakta ve özellikle rahmetin cilvelerinden olan aşk, şefkat ve akıl nimetleriyle saadet-i ebediye ispat edilmektedir. Bu medarı özetler misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Cenâb-ı Hak, rahmetiyle bütün varlık âlemini yokluk karanlıklarından kurtarmıştır. İlâhî rahmetin bu en geniş tecellisi içerisinde, ayrı bir rahmet daha tecellî etmiş ve bu cansız âlemden canlılar âlemini süzüp yaratmıştır. Canlılar âlemi içinde de insana daha hususî bir ikramda bulunmuş ve ona akıl ihsan etmiştir. Bu akıl ile insan, âlemlerin rahmet ile terbiyesinden, kendi organlarının ve hücrelerinin terbiyesine kadar bütün rahmet tecellilerini okumuş, hayret etmiş, tesbih ve hamd ile mukabelede bulunmuştur.

Bir hayvanın kâinatı ve onda sergilenen İlâhî ihsan ve ikramları tanıması yok denecek kadar cüz’î iken, insana küllî bir şuur, umumî bir tasavvur ve tefekkür ihsan edilmiştir. İnsanın yaratılışına, Üstadımızın ifadesiyle, “cemale karşı muhabbet, kemale meftuniyet ve ihsana perestiş” istidadını koymakla, onu kendine küllî bir muhatap kılmıştır. Ona insan olduğunu, kul olduğunu, sonsuz aciz ve zayıf olduğunu, Allah’ın ihsanıyla arza halife kılındığını ve her şeyin onun hizmetine verildiğini bildirmiştir. Böylece onun kalbinde sonsuz kemal ve cemaline karşı sonsuz bir muhabbet ve aşk yerleştirmiştir.

Elbette, bir yaprağı bile hikmetsiz yaratmayan Allah, ahsen-i takvimde yaratmakla bu kadar ehemmiyet verdiği, bu kadar mükemmel terbiye ettiği en mükemmel mahlûkunu yokluk karanlıklarına atmayacaktır.

İdama götürülen bir insanla, kesime götürülen bir hayvanı düşünelim. Birincisi akıl nimeti sayesinde ölüme götürüldüğünü bildiği için bu nimet onun için bir nıkmet olacaktır. İkincisi ise akıldan mahrum olduğu için kesilinceye kadar hiçbir şey bilmeyecek, hiçbir endişeye kapılmayacaktır.

“Hattâ kesilmek için yatırılan bir hayvan, bir şey hissetmez. Yalnız bıçak kestiği vakit hissetmek ister; fakat, o his dahi gider, o elemden de kurtulur.”(1)

Bu kadar canlı türü içerisinde sadece insanın ölümü bilmesi gösteriyor ki, “Bu insan ebed için halkedilmiş ve ebede gidecektir.”(2)

İnsana, kendisini o ebedî âleme hazırlaması için öleceği bildirilmiştir. Aksi halde, ölümü bilmek insan için bir azap olur ve hayvanlar insanlardan daha bahtiyar olurlardı.

Dipnotlar

(1) Şualar, On Birinci Şua, Üçüncü Mesele.
(2) Sözler, Onuncu Söz, On Birinci Hakikat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Ender56

Aklın, Şefkatin ve Aşkın nimet olma yönünü izah eder misiniz?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Akıl; İnsana verilen en büyük ve en önemli nimetlerinden birisi de akıl ve şuurdur. Akıl ve şuur insanın nimet sofrasını daha da genişleten daha da büyüten büyük bir nimettir.

İnsan açısından nimet halkaları varlık, hayat, ruh, akıl, iman, marifetullah ve muhabbetullah şeklinde büyüyerek ilerler. Akıl insan için bir milat oluyor çünkü iman, marifetullah ve muhabbetullah nimetleri akıl ile mümkün olabiliyor. Aklı olmayan hayvanların iman, marifetullah ve muhabbetullah nimetlerinden istifade etmeleri mümkün değildir.

Yani sadece dünya hayatında ki nimetler değil ahiret hayatında ki imanla mümkün olan nimetlerde akıl ile mümkün hale gelebiliyor. Dolayısı ile akıl nimetlerin en büyüğü en kapsamlısı en ihatalısıdır.

Şefkat; Bütün anne ve babaların yavrularına olan şefkat ve ilgileri yavrular açısından nimetlerin en büyüğü en güzeli en tatlısıdır. Kainatta en büyük nimet şefkattir her şey şefkatin bir tecellisidir. Koca güneşin dünyaya lamba ve soba olarak tayin edilmesinde şefkatin payı büyüktür denizlerin, ovaların nebatat ve hayvanatın insana musahhar edilmesinde şefkatin tecelli bulunuyor. Yani şefkatin nimet ciheti saymakla bitmez.

Aşk kalbin bir özelliğidir kalp ise aynı akıl gibi insanı insan yapan en önemli en büyük en kapsamlı bir nimettir. Kalp ve aşk insanın nimet sofrasının en son sınırı en azametli bölümü oluyor. Çünkü insanın varacağı en yüksek mevki aşk-ı İlahi ve muhabbetullahtır bunun neticesi de nimetlerin en büyüğü olan rüyetullahtır.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...