Block title
Block content

Altıncı Medar’da rahmet-i ilâhîye nazara verilerek haşir ve saadet-i ebediye anlatılmakta ve özellikle rahmetin cilvelerinden olan aşk, şefkat ve akıl nimetleriyle saadet-i ebediye ispat edilmektedir. Bu medarı özetler misiniz?

 
Soru Açıklaması:

“Rahman-ur Rahîm” olan şu mevcudatın Sâni’-i Zülcemal’inin rahmeti, saadet-i ebediyeyi gösteriyor. Evet nimeti nimet eden, nimeti nıkmetlikten halas eden ve mevcudatı, firak-ı ebediden hasıl olan vaveylâlardan kurtaran saadet-i ebediyeyi; o rahmetin şe’nindendir ki, beşerden esirgemesin”

- Bu Altıncı Medar’da rahmet-i ilâhîye nazara verilerek haşir ve saadet-i ebediye anlatılmakta ve özellikle rahmetin cilvelerinden olan aşk, şefkat ve akıl nimetleriyle saadet-i ebediye ispat edilmektedir. Bu medar’ı özetler misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Cenâb-ı Hak, rahmetiyle bütün varlık âlemini yokluk karanlıklarından kurtarmıştır. İlâhî rahmetin bu en geniş tecellisi içerisinde, ayrı bir rahmet daha tecelli etmiş ve bu cansız âlemden canlılar âlemini süzüp yaratmıştır. Canlılar âlemi içinde de insana daha hususî bir ikramda bulunmuş ve ona akıl ihsan etmiştir. Bu akıl ile insan, âlemlerin rahmet ile terbiyesinden, kendi organlarının ve hücrelerinin terbiyesine kadar bütün rahmet tecellilerini okumuş, hayret etmiş, tesbih ve hamd ile mukabelede bulunmuştur. 

Bir hayvanın kâinatı ve onda sergilenen İlâhî ihsan ve ikramları tanıması yok denecek kadar cüz’i iken, insana küllî bir şuur, umumî bir tasavvur ve tefekkür ihsan edilmiştir. İnsanın yaratılışına, Üstadımızın ifadesiyle, “cemale karşı muhabbet, kemale meftuniyet ve ihsana perestiş” istidadını koymakla, onu kendine küllî bir muhatap kılmıştır. Ona insan olduğunu, kul olduğunu, sonsuz aciz ve zayıf olduğunu, Allah’ın ihsanıyla arza halife kılındığını ve her şeyin onun hizmetine verildiğini bildirmiştir. Böylece onun kalbinde sonsuz kemal ve cemaline karşı sonsuz bir muhabbet ve aşk yerleştirmiştir.

Elbette, bir yaprağı bile hikmetsiz yaratmayan Allah, ahsen-i takvimde yaratmakla bu kadar ehemmiyet verdiği, bu kadar mükemmel terbiye ettiği en mükemmel mahlukunu yokluk karanlıklarına atmayacaktır. 

İdama götürülen bir insanla, kesime götürülen bir hayvanı düşünelim. Birincisi akıl nimeti sayesinde ölüme götürüldüğünü bildiği için bu nimet onun için bir nıkmet olacaktır. İkincisi ise akıldan mahrum olduğu için kesilinceye kadar hiçbir şey bilmeyecek, hiçbir endişeye kapılmayacaktır.

“Hattâ kesilmek için yatırılan bir hayvan, bir şey hissetmez. Yalnız bıçak kestiği vakit hissetmek ister; fakat, o his dahi gider, o elemden de kurtulur.”(1)

Bu kadar canlı türü içerisinde sadece insanın ölümü bilmesi gösteriyor ki, “Bu insan ebed için halkedilmiş ve ebede gidecektir.”(2)

İnsana, kendisini o ebedî âleme hazırlaması için öleceği bildirilmiştir. Aksi halde, ölümü bilmek insan için bir azap olur ve hayvanlar insanlardan daha bahtiyar olurlardı.

Dipnotlar:

(1) bk. Şualar, On Birinci Şua, Üçüncü Mesele.
(2) bk. Sözler, Onuncu Söz, On Birinci Hakikat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Maksat, İkinci Esas | Yazar: Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.) | Okunma Sayısı: 39 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...