Ayette gaybı bildiklerini iddia eden ehl-i dalaletten bahsediliyor; bunlar kimlerdir, gaybı bilmeleri mümkün mü?
Değerli Kardeşimiz;
Budizm'de ciddî bir tasavvufî terbiye de vardır. Riyazet ve dünyayı terk gibi esasları tatbik etmeleri neticesinde normal şartlarda perdeli olan gaybın -tarikat ehlinde olduğu gibi- kısmen kendilerine açılması söz konusu olabilir. Ama bu, onların gaybı bilmesi demek olmayıp, gayp perdesinin bir miktar aralanması manasına gelir. Böyle bir hâlde, görülenler net olmayıp gölgelidir, renkler birbirine karışıktır.
Gayb kelimesi, “göze görünmeyen manevi âlem” manasında ıstılahî bir mana taşır.(1) Kur’an’da genel olarak gayb, “insanın duyularına konu olmayan ve bu yüzden de insanlar tarafından bilinmeyen âlem” olarak anlatılmaktadır.(2)
Gayb iki kısımdır:
1. Mutlak gayb,
2. İzâfî gayb.(3)
Gaybın bu iki şekli, bazı tefsirlerde:
1. Kendisine delâlet eden bir şey bulunmayan,
2. Kendisine delâlet eden bir şey bulunan, şeklinde ifade edilmiştir.(4)
Gaybın bu iki kısmından birincisi, sadece Allah’ın bildiği gaybı ifade eder. Allah bildirmeksizin bir başkasının gaybı bilmesi mümkün değildir. Mesela, kıyametin ne zaman kopacağı, gaybın bu kısmına dâhildir.
İzâfî gayb ise, bazılarınca bilinip bazılarınca gizli olan durumları ifade eder. Yani, bir şey birine gayb iken, diğerine olmayabilir. Mesela, kişinin kalbindeki manalar kendisine malum olduğu hâlde, başkası için meçhuldür, dolayısıyla gaybdır.(5)
Kur'an şöyle bildirir:
“De ki: Göklerde ve yerde Allah’dan başkası gaybı bilmez.” (Neml, 27/65)
Dipnotlar:
1. Macdonald, DB. “Gayb” md. İslâm Ansiklopedisi, IV, 726.
2. Açıkgenç, Alpaslan, Bilgi Felsefesi, s. 171.
3. Abduh, Muhammed ve Muhammed Reşid Rıza, Tefsîru’l-Kur'ani’l-Hakîm, VII, 422.
4. Râzî, II, 27; Beydâvî, I, 21; Bursevî, I, 23.
5. Elmalılı, VIII, 5415.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü