"Biçare hakikatler, kıymetsiz ellerde kıymetsiz olur." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Evvela; lisan-ı nübüvvetten çıkan lafızlar hakikattir ve çok kıymetlidir. Fakat Resul-i Ekrem Efendimiz (asm.)’ın bazı müteşabih sözleri vardır ki, zahirîne hamledildiği, iyi anlaşılmadığı veya yanlış tevil edildiği için kıymetten düşmüş hatta inkârına zehab edilmiştir. Mesela; dünyanın balık ve öküz üstünde olduğu hadisi. Bu hadisin gayet makul olduğunu ve belağat-ı Nebevînin emsalsizliğini gösterdiğini Risale-i Nurlar isbat etmiştir. Ve layık olduğu mevki-i muallaya çıkmıştır.
Saniyen; bir hakikatın söylendiği yer çok mühimdir. Bir hakikat, münbit bir zeminde, vakti geldiğinde söylenirse meyvesini verir ve kıymeti artar. Kıymetli eller sözü nerede söyleyeceğini bilir ve yerli yerinde kullanır. Fakat avam olan bir kişi, sözü nerede kullanacağını bilemediği için her yerde sarfeder ve istenen tesiri göstermez ve kıymetsizleşir. Bu durmu birinin ilmine, diğerinin cehline delil olur.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
BİLİM fizik, kimya, biyoloji inceleyen kişinin elinde hakikat yok” mu?
Hayır.
Burada “hakikat onun elinde yok” denmiyor.
Aksine:
Hakikat orada
Kimya, fizik, biyoloji hakikate temas ediyor
Ama hakikatin tamamına değil, yüzüne temas ediyor
Yani mesele bilgiye sahip olmak değil,
bilginin hangi mânâ ile tutulduğu.
“El” ne demek? Gerçekten kişi mi?
Buradaki “el”, kişinin:
Niyeti
Nazarı (bakış açısı)
Yorumlama çerçevesi
demektir.
Yani:
“Kimin elinde?” = “Hangi bakış açısıyla?”
Kimya hocası
Fizikçi
Bilim insanı
değil.
Tabiatı kendi başına yeterli gören bakış
Faili dışarıda bırakan nazar
“Kıymetsiz eder” ne demek?
Bir benzetme:
Altın dolu bir sandığı düşün.
Sen onu sadece ağırlık ölçüsü olarak kullanırsan
Onu mücevher değeriyle değil, kapı tutacağı yaparsan
Altın değişmedi ama:
Sen onu kıymetsiz bir işte kullandın.
“Niye ‘biçare hakikat’ deniliyor?”
Kısa cevap (çekirdek fikir)
Evet.
Hakikat, manevî diliyle okunmadığında, kendi kendini savunamayan, konuşamayan, maksadını anlatamayan bir hâle düştüğü için “biçare” deniyor.
Ama bu “biçarelik”:
Hakikatin zayıflığı değil
Hakikatin eksikliği değil
Hakikatin tercümansız bırakılmasıdır.
“Biçare” kelimesinin ince mânâsı
Biçare = çaresi elinden alınmış, savunmasız
Hakikat:
Kendisi konuşmaz
Kendini yorumlamaz
Maksadını dayatmaz
Onu insan okur, insan mânâ verir.
Eğer insan:
Faili dışarıda bırakırsa
Sadece “nasıl olmuş”ta kalırsa
“Kiminle, niçin” sorusunu sormazsa
Hakikat:
Susar ama yanlış anlaşılır
İşte bu hâl biçareliktir.