"Bir rububiyet-i âmmenin saltanat-ı külliyesi, kesret ve cüz'iyat tabakatında vahdâniyet ve samedâniyetini, zülcenâheyn bir meb'us vasıtasıyla ilânını" istememesi hiç mümkün olur mu?
Değerli Kardeşimiz;
Kesret çokluk demektir, vahdet ise birlik manasına gelir.
Semanın bütün yıldızları kesreti ifade eder, bunların aynı semada bulunmaları ise vahdettir. İnsanın yüz trilyon hücresi kesrettir, bunların bir tek beden olarak kendini göstermesi ise vahdettir.
Peygamber Efendimiz (asm) getirdiği iman nuru ile bir mü’mine semâ tabakalarını nasıl tevhid ile okutuyor ise, aynı mü’mine kesretin küçük bir cüz’ü olan çiçeği, böceği de aynı iman nuru ile okutuyor.
Peygamber Efendimiz (asm) Allah’ın rubûbiyet ve saltanatını kâinatta hem okuyor hem de insanlara okutuyor. Ayrıca insanların taleplerini ve isteklerini Allah’a arz etmekte bir rehber, bir elçi oluyor.
Evet, mi’raçta, Allah Resûlü (asm) bütün mahlûkatın ettikleri duâ ve ibadetleri, Allah’a hem kendi namına hem de mahlûkat namına takdim etmiştir.
“Ya Rab! Yanımızda elçiniz ve dergâhınızda elçimiz olan reisimize merhamet et ki, bize sirayet etsin...”(1)
(1) bk. Barla Lahikası, 220. Mektup.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Burada Bir rububiyet-i âmmenin saltanat-ı külliyesi bunların allahın birliğine delilleri nasıl oluyor ve konuyla ilgili açıklarsanız sevinirim
"Bir rububiyet-i âmmenin saltanat-ı külliyesi" ifadesi, Risale-i Nur külliyatında sıkça geçen ve kainatın genelindeki o muazzam idare ve terbiye sistemini anlatan bir kavramdır. Bu kavramın Allah'ın birliğine (tevhid) nasıl delil olduğunu şu başlıklarla özetleyebiliriz:
Rububiyet-i Âmme (Genel Terbiye ve İdare)
Bu ifade, Allah'ın sadece bir canlıyı veya bir atomu değil, en küçük hücreden en büyük galaksilere kadar her şeyi aynı anda terbiye etmesi, beslemesi ve idare etmesi demektir.
Birlik Delili: Eğer bir ağacın bütün yaprakları aynı tarzda besleniyor, aynı plana göre büyüyor ve aynı kanunlara itaat ediyorsa; bu durum, o ağacın tek bir merkezden idare edildiğini gösterir. Kainatın tamamında (mikrodan makroya) aynı temel kanunların işlemesi, idarecinin tek olduğunun en büyük kanıtıdır.
Saltanat-ı Külliye (Büyük Egemenlik)
Kainat, kusursuz işleyen devasa bir saray veya mükemmel bir ordu gibidir. Hiçbir şey başıboş değildir; yıldızların yörüngelerinden, mevsimlerin değişimine kadar her şey mutlak bir emirle hareket eder.
Birlik Delili: Bir orduda iki kumandan olsa karışıklık çıkar. Kainattaki bu muazzam düzen ve intizamın sıfır hata ile devam etmesi, "saltanatın" yani hükümranlığın tek bir elden çıktığını gösterir. Ortaklık (şirk) olsaydı, bu hassas mizan ve denge anında bozulurdu.
Konunun Özeti ve Mantık Akışı
Bu kavramlar tevhide şu mantıkla kapı açar:
İstila ve İhata: Allah'ın terbiyesi (rububiyeti) her yeri kuşatmıştır. Bir atomu kim yaratmışsa, o atomun içinde bulunduğu güneş sistemini de o yaratmış olmalıdır; çünkü atom sistemden ayrılamaz.
Suhulet (Kolaylık): Kainattaki işlerin çokluğu ve büyüklüğü, yaratılışta bir zorluğa sebep olmaz. Bir baharı yaratmak, bir çiçeği yaratmak kadar kolaydır. Bu "külliyet" (bütünlük), ancak sonsuz bir ilim ve kudret sahibi olan "Bir" (Vahid) ile açıklanabilir.
Yardımlaşma ve Dayanışma: Güneşin bitkilere ışık vermesi, bulutların toprağı sulaması gibi evrensel yardımlaşmalar, bütün bu unsurların tek bir merkeze bağlı olduğunu ispatlar.