Block title
Block content

"Bismillah güneş gibidir. Başkalarını tenvir ettiği gibi, kendini de gösteriyor. Her nefes ve her dakika ruhlar ona hava ve su gibi muhtaç olduğundan onun hakikatini herkesin ruhu hisseder." İzahı nasıl, ruhun hissettiğini kalp ve hayal niye hissetmiyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Bismillah güneş gibidir.” ifadesini birkaç şekilde anlayabiliriz:

Birincisi, güneşin bütün eşyayı eksiksiz ihata ettiği gibi besmelede ki Allah lafzı da bütün kainatı tecelli bakımından istisnasız ihata ediyor. Yani nasıl güneşin ısı ve ışığına karşı bir damla ile bir deniz eşit bir şekilde tecelli alanı oluyorsa besmele de ki Allah ismine karşı bütün kainat ile bir zerre eşit bir şekilde tecelli alanı oluyor. Besmelenin güneş gibi olmasında Allah, Rahman ve Rahim isimlerinin azamet ve etkisi bulunuyor.

İkincisi, güneş hem kendini gösterir hem de başka nazarların görmesine yardımcı olur. Allah da hem kendini gösterir hem de başka nazarların kendini görmesini sağlar. Bunun için kitaplar, nebiler, veliler, ilham ve keşifler gönderir. Besmele Allah’ı tarif etmede güneş gibi oluyor. Çünkü Allah, Rahman ve Rahim isimleri Zat-ı Akdesi en kapsamlı en açık en azametli bir şekilde bize tarif ediyor.

“اَلرَّحْمٰنِ  dahi, ne ayn ne gayr olan sıfat-ı seb’aya remizdir.” Rahman ismi Allah’ın yedi subuti sıfatına bakıyor yedi sıfatta bütün fiili isimleri bünyesinde cem ediyor. Zira sayısız fiili isimlerin hepsi Allah’ın kudret ya da tekvin sıfatından kaynayıp çıkıyorlar. Demek besmelede ki Allah, Rahman ve Rahim isimleri sadece kainatı değil bütün İlahi isim ve sıfatları da gösteren bir güneş gibi oluyor.

Güneş hem kendini gösterir hem de başka nazarların görmesine yardımcı olur. Allah da hem kendini gösterir hem de başka nazarların kendini görmesini sağlar. Bunun için kitaplar, nebiler, veliler, ilham ve keşifler gönderir.

Göz, sesi kulak gibi işitemez, zira sesi işitmek için gerekli olan mekanizma gözde yoktur. Kulak da göz gibi göremez, zira görmek için gerekli olan mekanizma kulakta yoktur vesaire. Aynı ölçü manevi cihazlar için de geçerlidir.

Ruhun mekanik yapısı ile kalbin mekanik yapısı farklıdır ve farklı mana ve alemlere açılıyorlar. Bunların böyle olması birbirinden üstün olduğu anlamına gelmez. Hepsi de ayrı bir hakikatin miyar ve mizanlarıdır. Lakin bu manevi cihazların letafet ve kesafet ölçüleri farklılık arz edebilir.

Mesela, akıl vicdana nispetle daha kesif olduğu için, latif şeyleri vicdan gibi duyup hissedemez, vicdan da aklın avladığı kesif şeyleri avlayamaz vesaire. Hepsinin duyuş mekanizmaları farklı olabilir, lakin misyon ve gayeleri hep aynıdır. O misyon ve gaye ise tevhit ve marifetullahtır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...