"...Dağlar ve denizler gibi büyük mevcudat, ruhsuz, müthiş cenazeler hükmündedirler." cümlesini açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İlgili cümlenin geçtiği pasajı buraya aldıktan sonra değerlendirmesini yapalım:

"Evvelki adam kâfirdir veya fâsık gâfildir. Şu dünya onun nazarında bir mâtemhâne-i umumiyedir. Bütün zîhayat firâk ve zevâl sillesiyle ağlayan yetimlerdir. Hayvan ve insan ise, ecel pençesiyle parçalanan kimsesiz başıbozuklardır. Dağlar ve denizler gibi büyük mevcudât ruhsuz, müthiş cenazeler hükmündedirler. Daha bunun gibi çok elîm, ezici, dehşetli evham, küfründen ve dalâletinden neş'et edip, onu mânen tâzib eder."(1)

Burada iman ve küfür muvazenesi yapılmaktadır. Küfür ve gaflet nazarıyla âleme bakılınca ortaya çıkan manzara nazara veriliyor. Her şey, kâfirin nazarında mânasızdır, değersizdir, başıbozuktur. Bu da ruhsuz ve cenaze gibi kavramlarla ifade edilmektedir.

İnsan aklının tek başına cevaplayamayacağı nice sorulardan birkaçı:

- Kâinat niçin yaratıldı?
- İnsan niçin yaratıldı?
- Bu âlem kimin mülkü?

- Bu cansız âlemden canlı varlıkları kim yaratıyor; onları hayat, akıl, şuur ve duygu gibi nimetlerle kim donatıyor?

- Bütün canlı varlıklar bu âlemde kısa bir süre kaldıktan sonra niçin ölüyorlar?

- Ölenler yokluğa mı gidiyor? Eğer öyleyse bu âlem bir yönüyle hayat fabrikası iken, bir başka yönüyle de ölüm fabrikası olmuyor mu?

Bu ve benzeri soruların cevapları ancak Allah’ın bildirmesiyle bilinebilir. Onu da en mükemmel manasıyla İlâhî ferman olan Kur’ân-ı Kerim beyan etmiş ve Peygamber Efendimiz (asm.) bütün insanlara ders vermiştir.

Artık, bu kâinat bir matem yeri değil, bir zikir hanedir. Herkes ve her şey Allah’ın verdiği vazifeleri en güzel şekilde yerine getirmekte, O’nu tespih etmekte ve O’nu hatırlatmaktadırlar. Vazifesi bitenler ölüm kanunuyla terhis edilirler ve başka bir âlemde hizmetlerinin karşılığını görürler.

Cansız varlıklar arasında mükemmel bir yardımlaşma olması ve hepsinin hayata hizmet etmeleri gösteriyor ki, bu varlıklar birbirine düşman değil dostturlar; bir fabrikanın çarkları gibi el ele vererek birlikte çalışırlar.

Kâfirin nazarında, her şey olduğundan daha farklı bir anlam kazanır. İşte bu bakış açısı, dünayı kafirin nazarında bir matemhane, hüzün ve ızdırap yeri olarak gösterir. Mesela; bir mümin için terhis tezkeresi olan ölüm, kafirin nazarında ebedi yok olmaktır; bütün sevdiklerinden ve dostlarından ebedi ayrılıktır.

Dünya, kafirin nazarında; neticesiz, işsiz, muattal, karmakarışık olarak şuursuz tesadüflerin oyuncağı ve sağır tabiatın ve kör kuvvetin mel'abegâhı (oyun yeri) ve umum zîşuurun matemhanesi ve bütün zîhayatın mezbahası ve hüzüngâhı suretinde görünür.

"Hem mesela; insanın en lâtif ve şirin bir seciyesi olan şefkat, küfür nazarıyla bakılsa, öyle müthiş bir hırkat, bir firkat, bir rikkat, bir musibet olur ki, insanı en bedbaht bir dereceye indirir. Tek bir güzel yavrusunu ebedî kaybeden bir gafil valide, bu hırkati tam hisseder."(2)

Herbir zîhayat, kafirin nazarında, zalimlerin hücumuna mâruz, miskin birer musibetzededirler.

Keza, mevcudâtı birbirine ecnebî, belki düşman ve câmidâtı dehşetli cenazeler ve bütün zevi'l-hayatı zevâl ve firâkın sillesiyle ağlayan yetimler hükmünde görür ve hakeza.

İşte bu bakış açısı, cehenneme gitmeden önce, cehennemi bir halet-i ruhiye yaşatır. Bu halet-i ruhiyeden kurtulmanın tek çaresi ise -kâfir ve fasık adama göre- sarhoşluk ve eğlencelerdir...

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, İkinci Söz.
(2) bk. Şualar, İkinci Şua, Birinci Makam.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

roni
Allah razı olsun saadet-i dareyn versin kıyasın yapılmış olduğunu biliyorum ama onların neden cenazeye benzetilmiş olabileceğini merak ettiğim için sordum.Rabbim sizleri başımızdan eksik etmesin.amin..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...