Gurura kapılmamamız için "Haddini bil, yapan sen değilsin." deniliyor. Yaptığımız iyilikler bizden değilse; yapmadığımız iyiliklerden neden mesul oluyoruz? İyilikleri kendimizden bilmeyeceksek ayet ve hadislerde teşvik edilmesini nasıl anlayabiliriz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İyiliğin bir fiil bir de niyet kısmı vardır. İyiliğin fiil kısmı Allah’a aittir, yani iyiliği yaratan Allah’tır. Ama iyiliğin bir de niyet kısmı vardır ki, bu niyet kula aittir. Kul niyet etmediği müddetçe iyilik vücut bulmaz. Kul iyiliğe niyet ederse, o zaman ilahi irade ve kudret devreye girer ve iyiliğin fiil cihetini yaratır.

İnsan iyiliğin fiil cihetinden sahibi olmasa da sevap yönünden sahibidir. Kul iyilik ya da kötülük ister, Allah da bu isteğe uygun bir şekilde yaratır. “Haddini bil, yapan sen değilsin” ifadesi, "iyiliği vücuda getiren sen değilsin" demektir. Böyle bir düşünce de insanı kibir ve gururdan korur.

Her hayır ve her güzellik Allah'tandır. İmandan sonra en büyük bir ikram olan namaz, en mukaddes bir ibadettir ve şükrün en mükemmel bir ifadesidir. Bu ulvi davete icabet eden bir mümin, Rabbini tazim, tesbih ve zikretmiş olur. Ancak kişi bundan kendisine bir pay çıkaramaz. Çünkü dünyayı döndürüp namaz vaktini getiren Allah’tır. Abdest aldığımız suyu yaratan Allah’tır. Vücudumuzu namaz kılacak şekilde tanzim eden Allah’tır. Namaz kıldığımız mekânı yaratan Allah’tır. Okuduğumuz sureleri inzal eden yine Allah’tır. Kul sadece iradesini, namaz kılmakta ya da kılmamakta kullanır. Namaz kılmayan kişi Cenab-ı Hakk’ın bu kudsi davetine icabet etmediğinden, o âli ibadetin feyiz ve bereketinden mahrum kalmış olur.

Ayet ve hadislerde insan iyiliği vücuda getirme noktasından değil, niyet açısından teşvik ediliyor. İnsanın hem iyiliğe hem de kötülüğe niyet ve irade etme kabiliyeti onu mesul kılıyor. Kul, iyilik ve kötülükten birisini tercih eder, Allah da onun tercihini yaratır. Bu durumda yaratan değil, seçen sorumludur.

Konuşma bir fiilldir. İnsan isterse doğru konuşur, isterse yalan söyler, gıybet eder, birine iftira atar ve çirkin sözler söyler. O fiilleri yaratan Allah’tır ama istimal eden kuldur ve mesuliyet onundur. Zira irade kulun elindedir, Allah’ın şerre rızası yoktur.

Aynı şekilde ayağımızı yürüyecek biçimde terbiye eden ve yürümeyi yaratan Allah’tır. Kul isterse camiye doğru yürür, isterse şer bir yere. Birincisinde sevap alır, ikincisinde ise günaha girer. “Benim suçum ne? Kaderim de olmasaydı, ben de buraya gelmezdim” diyemez, dese de bir mânâ ifade etmez. Diğer bütün fiillerimizi bu şekilde düşünebiliriz. İsteyen kul, yaratan Allah’tır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

turkkamuran

Allah cc ebeden razı olsun

 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...