Block title
Block content

“Denilebilir ki; hayat olmazsa vücud vücud değildir, ademden farkı olmaz.” cümlesiyle başlayan ifadelerin tamamından, bu âlemde zîhayatın ve zişuurun bulunmadığı hiçbir mekân ve zamanın olmadığını mı anlayacağız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bir gram toprakta 1 milyondan 10 milyara kadar bakterinin olması gösteriyor ki; bu  âlem canlı varlıklarla dolup taşmaktadır. Toprağı bakterilerle, denizleri balıklarla kaynaştıran Cenab-ı Hak; havayı, suyu, ayı, güneşi ve yıldızları da onlara münasip sakinlerle şenlendirmektedir. Bunların her birinde sergilediği sanat eserlerini ve rahmet hediyelerini meleklerine ve ruhanîlere seyrettirmekte ve yine bunların her birinin tesbihlerini o meleklerle temsil ettirmektedir.

On Birinci Söz’de kâinatın yaratılış hikmeti izah edilirken, bir temsil getirilir. Bir padişahtan ve onun yaptığı harika bir saraydan söz edilerek şöyle buyurulur:

"Her cemal ve kemal sahibi kendi cemal ve kemâlini görmek ve göstermek istemesi sırrınca, o sultan-ı zîşan dahi istedi ki, bir meşher açsın, içinde sergiler dizsin, ...   Ta, cemal ve kemâl-i mânevîsini iki vecihle müşahede etsin: Bir vechi, bizzat nazar-ı dekaik-âşinâsıyla görsün. Diğeri, gayrın nazarıyla baksın."(1)

Yine Nur’larda geçen “Daire-i imkânda daha ahsen yoktur.” hakikatince, Cenab-ı Hak, atomlardan gezegenlere, mikroplardan meleklere kadar her ne yaratmışsa, hepsi güzel ve yine her eser kendi makamında en mükemmeldir. Bu sonsuz eserlerini bütün incelikleriyle ve hikmetleriyle; ancak kendisi bilmekte ve kendi eserlerini bizzat kendi müşahede etmektedir.

Temsilde geçen “Diğeri, gayrın nazarıyla baksın.” ifadesiyle işaret edildiği gibi, Cenab-ı Hak bu harika eserlerini mahlukatına da seyrettirmekte, kendi yarattığı eserlerine onların nazarıyla da bakmaktadır. İşte bu seyirciler, başta insanlar olmak üzere, melekler ve cinlerdir. O halde, varlık âleminde her ne yaratılmışsa, onu tefekkür edecek, ondaki harika sanata hayran olacak ve yine onda sergilenen ihsan ve nimetlere şükür ve hamd edecek varlıklar da yaratılmıştır. Yani seyircisiz hiçbir eser, şükredilmeyen hiçbir nimet, tesbihi temsil edilmeyen hiçbir taş, hiçbir ağaç yoktur.

(1) bk. Sözler, On Birinci Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Maksat, Birinci Esas | Yazar: Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.) | Okunma Sayısı: 169 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...