"Ehl-i iman ne kadar âmi ve cahil de olsa, aklı derk etmediği halde, kalbi öyle hodfuruş adamları görse soğuk görür, mânen nefret eder." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kalbin sezme, hissetme ve basiret gibi istidadı vardır. Kalb bu istidadı sayesinde muhatabının birçok vasıflarını teşhis ve tespit edebilir. Yani kalb bu seziş gücü sayesinde riyakâr, gösteriş budalası adamları çabuk anlar ve manen onlardan nefret edebilir; bunun olması için ille de ilim ve irfan gerekmiyor.

Bu sebeple "Bu adam cahildir, avamdır, benim gösteriş için yaptığım hallerimi anlayamaz, ona yuttururum" demek son derece yanlıştır.

Mü’min aklı ile göremediği şeyleri kalp gözü ile görebilir, bu incelik hadiste veciz bir şekilde şöyle ifade ediliyor:

“Müminin ferasetinden sakının; çünkü o Allah’ın nuruyla bakar.”(1)

Üstadımızın; “Ehl-i iman ne kadar âmi ve cahil de olsa, aklı derketmediği halde, kalbi öyle hodfüruş adamları görse; soğuk görür, manen nefret eder.” ifadeleri mü’minlerin feraset ve basiret ile bir âlim gibi hissedebileceğini dile getiriyor.

(1) bk. Tirmizi, Tefsiru’l-Kur’an, 16; Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağir, 1, 24.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...