"Ehl-i iman ne kadar âmi ve cahil de olsa, aklı derk etmediği halde, kalbi öyle hodfuruş adamları görse soğuk görür, mânen nefret eder." cümlesini izah eder misiniz?

Soru Detayı

ehl-i iman ne kadar âmi ve cahil de olsa, aklı derketmediği halde, kalbi öyle hodfüruş adamları görse; soğuk görür, manen nefret eder. RN-Mektubat/414

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kalbin sezme, hissetme ve basiret gibi yetenekleri vardır ve kalp bu yetenekler sayesinde muhatabının birçok özellik ve vasıflarını teşhis ve tespit edebilir. Yani kalp bu seziş gücü sayesinde riyakar, gösteriş budalası adamları çabuk anlar ve manen onlardan nefret edebilir; bunun olması için ille de ilim irfan gerekmiyor.

Bu sebeple "Bu adam cahildir, bu adam avamdır, benim yapmacık ve gösteriş için yaptığım durumları anlayamaz ve ona bu yapmacık hallerimi yuttururum." demek son derece yanlıştır.

Mümin aklı ile göremediği şeyleri kalp gözü ile görebilir, bu incelik hadiste veciz bir şekilde şöyle ifade ediliyor:

“Müminin ferasetinden sakının; çünkü o Allah’ın nuruyla bakar.”(1)

Üstadımızın, “Ehl-i iman ne kadar âmi ve cahil de olsa, aklı derketmediği halde, kalbi öyle hodfüruş adamları görse; soğuk görür, manen nefret eder.” ifadeleri müminlerin feraset ve basiret ile bir alim gibi hissedebileceğini dile getiriyor.

(1) bk. Tirmizi, Tefsiru’l-Kur’an, 16; Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağir, 1, 24.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...