"Her kim hayat-ı fâniyeyi esas maksat yapsa, zahiren bir cennet içinde olsa da manen cehennemdedir. Ve her kim hayat-ı bakiyeye ciddi müteveccih ise, saadet-i dâreyne mazhardır. Dünyası ne kadar fena ve sıkıntılı olsa da..." İzah?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Her kim hayat-ı fâniyeyi esas maksat yapsa, zahiren bir cennet içinde olsa da manen cehennemdedir. Ve her kim hayat-ı bakiyeye ciddi müteveccih ise, saadet-i dâreyne mazhardır. Dünyası ne kadar fena ve sıkıntılı olsa da dünyasını cennetin intizar salonu hükmünde gördüğü için hoş görür, tahammül eder, sabır içinde şükreder."(1)

İnsan sadece bu geçici dünya hayatını asıl maksat yapsa, dünya nimetleri içinde yüzüyor olsa da manen huzurlu, mutlu ve mutmain olamaz. Çünkü insanın ruhu, kalbi ve duyguları, bu fani dünya ile tatmin olmazlar.

İnsanın akıl, kalp, ruh ve diğer duyguları Allah’a iman etmekle ve O’nu zikirle tatmin olur. Bir mümin, nice eza ve cefalara mâruz kalsa ve maddî bakımdan çeşitli sıkıntılar çekse de bunların gelip geçici olduğunu ve dünyanın âhiretin bir bekleme salonu olduğunu düşünür, sıkıntısı binden bire iner ve daima şükür içinde yaşar.

Yani hem dünyada hem de âhirette mutlu olmanın yolu Allah’a kul olmaktan geçer. Risale-i Nurlarda bu mânayı ders veren birçok bölümler vardır. Mesela;

"O mektebli gençlere dediğim gibi musibetzede mahpuslara da tekrar ile derim: Onu tanıyan ve itaat eden zindanda dahi olsa bahtiyardır. Onu unutan saraylarda da olsa zindandadır, bedbahttır. Hattâ bir bahtiyar mazlum i'dam olunurken bedbaht zalimlere demiş: 'Ben idam olmuyorum. Belki terhis ile saadete gidiyorum. Fakat ben de sizi idam-ı ebedî ile mahkûm gördüğümden sizden tam intikamımı alıyorum.' Lâ ilahe illallah diyerek sürur ile teslim-i ruh eder."(2)

"Evet, bütün hakikî saadet ve hâlis sürur ve şirin nimet ve safi lezzet elbette marifetullah ve muhabbetullahtadır. Onlar, onsuz olamaz. Cenab-ı Hakk'ı tanıyan ve seven, nihayetsiz saadete, nimete, envâra, esrara; ya bilkuvve veya bilfiil mazhardır. Onu hakikî tanımayan, sevmeyen; nihayetsiz şekavete, âlâma ve evhama manen ve maddeten mübtela olur."(3)

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Sekizinci Söz.
(2) bk. Şualar, On Birinci Şua, Altıncı Mesele.
(3) bk. Mektubat, Yirminci Mektub, Mukaddime.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...