"O Zat, vahy-i İlahinin makesi olan masum ruhuyla zaman ve mekânı tayyederek o zamanın en derin derelerine girmiş ve gördüğü gibi söylemiştir." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Bu dört nükteyi göz önüne getir, Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâma bak ki, o zât, herkesçe müsellem ümmîliğiyle beraber, geçmiş enbiya ile kavimlerinin ahvallerini görmüş ve müşahede etmiş gibi, Kur’ân’ın lisanıyla söylemiştir. Ve onların ahvâlini, sırlarını beyan ederek âleme neşir ve ilân etmiştir. Bilhassa naklettiği onların kıssaları, bütün zekîlerin nazar-ı dikkatini celb eden dâvâ-yı nübüvvetini ispat içindir. Ve naklettiği esasları, beyne’l-enbiya ittifaklı olan kısmı tasdik, ihtilâflı olanı da tashih edip dâvâsına mukaddeme yapmıştır. Sanki o Zât, vahy-i İlâhînin mâkesi olan masum ruhuyla zaman ve mekânı tayyederek o zamanın en derin derelerine girmiş ve gördüğü gibi söylemiştir. Binaenaleyh, o Zâtın bu hali, onun bir mu’cizesi olup nübüvvetine delil olduğu gibi, evvelki enbiyanın da nübüvvet delilleri manevî bir delil hükmünde olup, o Zâtın nübüvvetini ispat eder." (İşaratü'l-İ'caz, Bakara Suresi, 23-24. Ayetler)

Peygamber Efendimiz (a.s.m) vahyin o muazzam gücü ve eğiticiliği ile bütün zaman ve mekânın kayıtlarından kurtulup her tarafı gezmiş, görmüş ve gördüğünü insanlığa ders vermiştir. Akıl yürütmüyor, tahminde bulunmuyor, tecrübe ile konuşmuyor. O tamamen vahyin gücü ile konuşup bütün zaman ve mekânları ihata ediyor. Bu sebeple onun ifadelerinde doğruluk ve kesinlik bulunuyor. Müminlere de buna iman etmek düşüyor.

İlave bilgi için tıklayınız:

- Peygamber Efendimiz'in ümmîliği ne demektir? Buna dair ayet ve hadis var mıdır? ...

- HAZRETİ MUHAMMED (ASM), MANEVİ ŞAHSİYETİ, SALAVAT.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...