"Fırtına, zelzele, veba gibi hadiselerin perdeleri altında gizlenen pek çok manevi çiçeklerin inkişafı vardır." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"... Fırtına, zelzele, veba gibi hadiselerin perdeleri altında gizlenen pek çok mânevî çiçeklerin inkişafı vardır. Tohumlar gibi neşvünemasız kalan birçok istidat çekirdekleri, zahiri çirkin görünen hadiseler yüzünden sünbüllenip güzelleşir. Güya umum inkılâplar ve küllî tahavvüller birer mânevî yağmurdur." (Sözler, On Sekizinci Söz)

Bu vecize fırtına, zelzele (deprem) ve veba (salgın hastalıklar) gibi insanlığı sarsan büyük afetlerin arka planındaki ilahi senaryoyu fevkalade bir temsille açıklıyor:

"Manevi çiçeklerin inkişafı (açması, gelişmesi)."

Bu sarsıcı hakikati şu pencerelerden okuyabiliriz:

Kâinatın ve İnsanın Baharı Sarsıntıyla Başlar

Nasıl ki bir tohumun çatlayıp filizlenmesi, toprağın altındaki karanlık ve sıkışma sürecine bağlıysa; insanın içindeki en asil duyguların ortaya çıkması da sarsıntılarla olur.

  • Fırtına, havadaki mikropları temizler, bitkilerin tozlaşmasını sağlar.

  • Zelzele ve salgınlar, insana acizliğini, dünyanın geçiciliğini ve fâni olduğunu çok sert ama net bir şekilde hatırlatır. Bu hatırlama, kalpteki gururu kırar ve insanı hakiki bir kulluğa yönlendirir.

Afetlerin İçinde Açan "Manevi Çiçekler"

Büyük musibetler, normal zamanlarda uyuyan pek çok insani ve manevi hasleti bir anda uyandırır ve inkişaf ettirir:

  • Yardımlaşma ve Merhamet: Bir deprem anında insanların birbirinin yardımına koşması, malını ve canını feda etmesi, insanlık ağacının en güzel şefkat çiçekleridir.

  • Sabır ve Teslimiyet: Zorluklara karşı gösterilen metanet, ruhu olgunlaştırır.

  • Şehadet ve Günahların Temizlenmesi: İslam inancımıza göre bu tür umumi musibetlerde vefat eden masumlar bir nevi manevi şehit hükmündedir; dünyevi malları sadaka yerine geçer, çektikleri acılar günahlarına kefaret olur. İşte bu neticeler, o dehşetli perdenin arkasındaki ebedî çiçeklerdir.

Monotonluğu Kıran İlahi İkazlar

Hayat hep aynı çizgide, pürüzsüz ve rahat gitseydi, insan gaflete düşer, dünyaya körü körüne bağlanır ve yaratılış amacını unuturdu. Bu büyük hadiseler, monotonluğu yırtan ve insanı kendine getiren ilahi birer kamçıdır. Dış yüzü acı ve soğuktur ama iç yüzü insan ruhunu uyandıran bir rahmettir.

Özetle; kâinatta tesadüfi, başıboş ve neticesiz hiçbir kaos yoktur. En büyük fırtınalar bile arkasından gelecek manevi bir baharın, uyanacak kalplerin ve kazanılacak ebedî makamların hazırlık dönemidir.

İlave bilgi için tıklayınız:

- "Çok güzellikleri intaç veya izhar eden bir çirkinlik dahi, dolayısıyla bir güzelliktir." cümlesini izah eder misiniz?

- "Zahiren çirkin perdeler altında, gayet güzel neticeler var. Bir zararımıza bedel, yüz menfaat bizlere ihsan ediliyor." İzah eder misiniz?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 44
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...