Hayatın; kâinatın "en ehemmiyetli gayesi, en büyük neticesi, süzülmüş bir hülâsası, kemâlâtının menşei, rabıta-i ittihadı" olmasını izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

  • “Hayatın, kâinattan süzülmüş bir hülasa olması”

Hayat öyle bir iksir ve hülasadır ki, tek bir hayatın vücut bulması ve devam etmesi için bütün kâinatın bir fabrika gibi muntazaman ve mükemmel bir program ile işlemesi gerekiyor.

Güneş, su, hava, toprak, elementler, hassas bir nizamla, mütenasib ve ölçülü bir şekilde beraber hareket etmeden bir canlı, varlığını ve bekasını devam ettiremez. Bu yüzden, bir canlının hayatının teşekkülü için bütün kâinat ve kâinattaki sebeplerin hassas ve ölçülü bir surette çalışması ve hareket etmesi gerekiyor. Bu sebeplerden bir tanesi vazifesini terk etse, dört ana unsur olan güneş, hava, su ve topraktan biri olmasa hayat teşekkül etmez ve devam etmez. Bu da gösteriyor ki, hayat bütün kâinattan süzülüp gelen bir damla, bir meyve ve bir neticedir.

Bir canlı ile kâinat arasındaki her bir bağ, Allah’ın hayat üstündeki taklit edilmez mührünü gösteriyor. Hayat öyle bir san’at ki, onu Allah’tan başka kimse yapamaz ve taklit edemez.

  • “Hayatın, kâinatın kemalatının menşei olması,”

Elektriğin elektronik cihazları çalıştırması gibi; hayat da insan, hayvan ve bitkilerin bütün cihazlarına hareket verir. Şayet hayat olmasa insanın maddî ve manevî hiçbir duygu ve cihazları çalışmaz ve bir işe yaramaz. Duygu ve cihazlar çalışmasa kâinatta sergilenen mükemmellik ve güzelliklerin hiçbirisi anlaşılmaz. Mükemmellik ve güzellikler anlaşılmazsa kıymetsiz ve manasız bir hale gelir.

Demek kâinatta var olan kemal ve güzelliklerin anlaşılması, kıymetli hikmetli ve manalı olması hayat ile mümkündür.

Ayrıca hayatın bizatihi kendisi de bir kemal ve cemaldir.

  • “Hayatın, rabıta-i vahdet olması”

İnsanın bedeninde birbirinden farklı, hatta birbirine zıt trilyonlarca faaliyet oluyor. Bütün bunları bir arada tutan, birliğini sağlayan ve birbirine yardım ettiren hayattır. Hayat olmasa organlar arası yardımlaşmadan söz edilemez. Demek ki, hayat onlar arasında bir birlik bağı oluşturuyor. Yani bütün organlar ve hücreler hayat çatısı altında toplanmış ve onun sayesinde bir arada duruyorlar. Böylece milyarlarca hücre arasında birlik bağı kurulmasıyla kesretten vahdete varılmış olunuyor ve artık o milyarlarca hücreyi bir tek isimle anıyoruz: Beden

  • Hayatın; “şu kâinatın en ehemmiyetli gayesi, hem en büyük neticesi olması”

Kâinatın bir arada, bir uyum ve ahenk içinde işlemesinin ve çalışmasının en büyük gayesi, hayatın teşekkül etmesine hizmet etmektir. Zira hayat, kâinat fabrikasının en mükemmel neticesidir.

Hayat kâinatın en parlak bir nurudur, çünkü kâinat üzerindeki kemal, cemal ve kemal tecellilerini görmek ve okumak ancak hayat ile mümkündür. Hayat olmazsa, bütün kemalat ve güzellik gizli kalır ve anlaşılmaz. Zira hayat olmasa güneşin doğması da yağmurun yağması da hikmetsiz ve faydasız olur.

Gaye; bir şeyin yapılma sebebidir. Yani kâinat fabrikasının kurulma sebebi hayattır. Netice ise; gayenin tahakkuk etmiş safhasıdır. İnsanın bir şeyi gaye edinmesi zihnîdir, gayenin tahakkuku ise hakikîdir ve vücudîdir. Gaye ile netice arasında böyle bir fark vardır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

muratkul

Peki hayat kâinatın en yüksek kemali ne demek oluyor ve en güzel cemali ne demek oluyor izah edermisiniz 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Kemal mükemmelliktir kainat fabrikasının en son ve en mükemmel meyvesi ve neticesi ise hayattır. Hayat kainatın kemali yani en mükemmel kıvamı oluyor. Kainata sorulma imkanı olsa ne için varsın ve neden işlemektesin dese kemalim olan hayat için varım ve hayatın teşekkülü için işlemekteyim diyecektir. 

Hayat kainatın en güzel neticesi oluyor yani kainat bir fabrika gibi çalışıyor neticesinde hayat ortaya çıkıyor hayat ise kainatın en güzelidir. 
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...