"Hem gayet mütenevvi ve nihayet derecede ayrı ayrı lezzetleri hissedecek istidatlar yine cismaniyettedir." Buradaki “istidat ve cismaniyet” münasebeti ile birlikte izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İstidat ve kabiliyetler, duygulardan farklı şeylerdir. Duygular dış âlemden iç âleme bilgi taşıyan kanallar iken, kabiliyetler ise insanların farklı işler yapma istidadıdır. Bu yüzden insanlık, ihtiyaçları sayısınca işler, meslekler ve bölümler icat etmiş ve halen de etmektedirler.

Kimi demirci, kimi kunduracı, kimi mühendis, kimi doktor, kimi aşçı, kimi memur vesaire... Dikkat edilirse bu mesleklerin her birisinin arkasında; bir ya da birkaç ilahî isim, baş aktör şeklinde bulunuyor. İnsanlar da bu kabiliyetleri ile o isimlere yakınlaşıyorlar ya da marifet kazanıyorlar.

Görmek bir duygudur, marangozluk ise bir kabiliyet, bir istidattır. İnsan sadece duygu açısından değil, istidat cihetinden de çok yüksek bir mevkidedir. Bu yüzden canlılar içinde medeniyet ve kültür üreten yegâne varlık insandır.

İstidat ile cismaniyet arasında sıkı bir bağ var. Çünkü cismanî ihtiyaç ve arzular kabiliyetlerin temeli ve esası durumundadırlar. Âdeta her bir ihtiyaç bir kabiliyete denk geliyor. Ayakkabıya olan ihtiyaç ile kunduracılık mesleği gibi...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...