"Her birisinden, bir mizan-ı mahsusla, bir iki dirhem bundan, üç dört dirhem ötekinden, altı yedi dirhem başkasından ve hakeza muhtelif miktarlarda eczalar alınmış." İzah eder misiniz?
- Burada matematikteki orandan mı bahsediyor?
Değerli Kardeşimiz;
Müspet adalet, her şeyin yerli yerine konulması ve her hak sahibine hakkının verilmesi demektir.
Bütün azalarımızın yerli yerinde olması, kulağımızın, burnumuzun, gözlerimizin yüzümüzde, simetrik ve belli bir büyüklükte olması adalettir. Bu azalarımız mevcut yerlerinden başka bir yerde ve daha büyük alsalardı hem hikmetsiz olmuş olurdu.
Kâinattaki her unsur, her element hâsılı her şey hikmetli, nizamlı ve adaletli bir şekilde tanzim edilmiştir. Şayet demir bütün dünyayı kaplasa idi hem hayat olmazdı hem de diğer elementler yoklukta kalırlardı. Misalleri çoğaltmak mümkündür.
Bu açıdan bakıldığında, kâinatın umumunda mükemmel bir ölçünün ve adaletin olduğu anlaşılır. Yani kâinattaki bütün nizam ve kaideler adaletin tezahürüdür. Her şey mutlak bir adalet ve ölçü içinde yaratılmıştır. Her iki ayağın, elin ve gözün müsavi olması bir Mukaddir’i göstermektedir.
Sâni-i Hakîm, semavatta ve zeminde, dünya ve ahirette yarattığı bütün mahluklarını esmasının tecellilerine mazhar kılarak her birine bir şekil vermiş, her mahlukun şeklini tanzim etmiş. Böylece onlarda "Mukaddir, Munazzım, Musavvir" yani takdir eden, nizama koyan, tasvir eden isimlerini tecellî ettirmiştir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü